Rally of Turkey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rally of Turkey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2010

Pit Girişi Özel: Kaj Lindström Röportajı

Sizden gelen ve bizim merak ettiğimiz soruları WRC camiasına yönelttik.

Pit Girişi: Iki efsane pilotun co-pilotu oldunuz. Ikisinin arasındaki en bariz farklar nedir?
Kaj Lindström: Baya fark var aslında. Tommi, hayatı boyunca ralliciydi, Kimi ise rallilere amatör diyebiliriz. Ikisinde de acayip bi yetenek var, çok hızlılar. Kimi'nin kendini geliştirmesi için güzel bir zemini var, buradan kendini tamamen vererek geliştirmesi lazım.

PG: Kimi, yanında co-pilot olmasına çok alışık değil. Buna alışma süreci nasıl?
KL: Rallide yanınızda co-pilot olmak zorunda tabi, ama alıştı diyebiliriz. Bana uzun zaman önce sormuştu beraber yarışalım mı diye. Ben de olabilir demiştim. Kimi'nin devam edip etmemesi, alacağı sonuçlara bağlı biraz da.

PG: Kimi ile beraber WRC şampiyonu olabileceğinize inanıyor musunuz? Kendinize bunun için bir zaman hedefi koydunuz mu?
KL: Gerekli yeteneğin olduğu kesin. Ama en üst seviyeye çıkmak için en az 3-4 yıl geçmesi lazım. Eğer Kimi de bunun için bütün enerjisini koymak ve konsantre olmak istiyorsa neden olmasın?

PG: Uzun süredir bu sporun içinde olarak, eski ralli camiası ile şu andaki ralli camiasının arasındaki farkları anlatır mısınız?
KL: Tommi emekli olalı 7 yıl oluyor. O zamanlarda daha çok pilot başa oynardı, lider gitmek çok zordu. Şu anda için aslında yeni kural değişikliklerini bekliyoruz, 2011 için. Umarım böylece daha fazla takım olur, hem bizler hem de seyirciler için daha zevkli olur.

PG: Taktikler hakkında ne düşünüyorsunuz?
KL: Şu anki kuralların bir işe yaramadığı açık. Umarım değiştirilirler. Günü lider bitirenin, ertesi gün için yol pozisyonunu seçmesi en mantıklı şey gibi geliyor bana, sonuçta herkes doğru pozisyonu seçecek diye bir kaide yok, orada da yanlış yapılabilir lastiklerde yapıldığı gibi. Sonuçta taktikler hep var, ama onları azaltmak için elimizden geleni yapmalıyız.

PG: Seneye gelecek S2000 değişikliği hakkında ne düşünüyorsunuz?
KL: S2000'lerle çok daha az güç olacak tabi ki ama süspansiyonlarda bir değişiklik olmayacak. Umarım bu kurallar yeni takımları çeker spora.

PG: Pilot ile copilot beraber olarak ralli kazanmalarına rağmen her zaman herkes pilotların etrafındadır ve copilotlar, sessiz kahramanlar olurlar.
KL: Işin bir tarafı da bu, ama zaten PR için girmedim bu işe. Böylesi daha iyi. Copilotluk'ta hata yaparsan meşhur olursun, meşhur olmamak daha iyi o yüzden.

PG: Uzun zamandır ralli camiasındasınız, en beğendiğiniz copilotlar kimler?
KL: Istatistiklere bakınca ilk akla gelen Daniel Elena (Loeb'ün copilotu). Çok iyi bir copilot kendisi. Onun dışında Nicky Grist (McRae'nin copilotu), Phil Mills (Petter Solberg'in copilotu).

PG: Michael Beef Park'ın başına gelenlerden sonra hiç yaptığınız işi sorguladınız mı?
KL: Michael çok iyi bir arkadaşımdı, başına gelenler çok üzücü. Gidilebilecek en kötü yer bir arkadaşınızın cenazesidir. Her zaman risk var tabi ki, ama yolda yürürken otobüs tarafından ezilme riski de var.

27 Nisan 2010

Pit Girişi Özel: Jari Matti Latvala Röportajı

Hem sizden gelen, hem de merak ettiğimiz soruları WRC camiasına yönelttik.

Pit Girişi: Ford'da bir süredir Fin geleneği var. Hirvonen'den 5 yaş küçüksün, bir süre sonra onun yerine takım lideri olabilirsin.
Jari Matti Latvala: Çok güzel olur böyle bir şey tabi ki. Mikko ile çok iyi anlaşıyoruz. O çok rahat biri, bana da yardımcı oluyor. Hatta genelde beraber seyahat de ediyoruz.

PG: Gelişme çizgini nasıl görüyorsun? Geçen sene daha kazalı idi, bu sene daha iyi gidiyorsun.
JML: Geçen sene olan kazalar genelde benim hatamdı. Bunu biliyorum, ben de üstünde çalışıyorum. Bu sene kesinlikle daha iyi ama daha da iyi olacak.

PG: Polonya'09 mu daha kötüydü Portekiz'09 mu?
JML: Polonya

PG: Polonya'dan sonra Malcolm (Wilson, takım direktörü) sana ne dedi?
JML: (Bu soruyu cevaplamak istemedi)

PG: Portekiz'deki kazandan sonra sürüş tarzında değişiklikler olduğunu hissediyor musun?
JML: Evet, aslında farketti sürüşüm ondan sonra. En başta artık daha konsantreyim, dikkatliyim. Orada yaptığım hata, çok çok geç fren yapmamdan kaynaklanmıştı.

PG: Taktiklerden en çok ikinci pilotlar etkileniyor.
JML: Evet, ben de bu sene ikinci pilotum. Yine de elimden geleni yapıyorum, görevim diğer Citroen pilotlarını geçmek, Mikko'nun işini kolaylaştırmak. Bu seneki önceliğim istikrar, seneye ne olacak görürüz.

PG: 2000'lerin ilk yarısında bir grup "geleceğin şampiyonları" yetişiyordu ama bakınca onların arasında sadece sen fabrika takımında devamlılık sağlayabildin.
JML: Ford'a burada teşekkür etmek lazım. Ayrıca takım sayısı azaldıkça sürüş bulmak gittikçe zorlaştı. Ayrıca işler yolunda gitmeyince, arkanızdaki destek bir anda kayboluyor, buna mental olarak çok güçlü olanlar katlanabiliyor. Zor zamanlar geçirdim ben de, ama yanlışlarımdan dersler çıkardım, kendimi geliştirdim ve şu an buradayım.

20 Nisan 2010

Hirvonen vs Loeb: SSS Videosu

Cuma akşamı Kadıköy'de, perşembe günü feribotta çektiğim kadar çok ve güzel fotoğraflar çekemedim ama beraber gittiğim arkadaşım Kris Werner, aşağıdaki videoyu çekmiş. Loeb ile Hirvonen'in kafa kafaya yarıştığı bir video. Umarım hoşunuza gider, benim çok hoşuma gitti. Gidemeyenler için de hem "vaaay"lama hem de "offff"lama videosu olsun.

19 Nisan 2010

Pit Girişi Özel: Ken Block Röportajı

Hem sizden gelen hem de kendi merak ettiğimiz soruları, WRC camiasına yönelttik.

Pit Girişi: Istanbul trafiğini gördün mü? Gymkhana burada yapılır mı, yoksa seni bile zorlar mı?
Ken Block: Evet, gördüm tabi ki. Yapılabilecek çok şey var, eğlenceli olabilir. Yapılmaz değil kesinlikle.

PG: Amerika serilerinden uluslararası arenaya geçişin nasıl gidiyor?
KB: Çok kolay sayılmaz. Dünyanın en iyilerine karşısınız ve başlar başlamaz bir şeyler yapabileceğimi ummuyordum açıkçası. Yine de hızlı başladık Meksika'da.

PG: Istanbul'a ilk gelişin mi? Nasıl buldun?
KB: Ilk gelişim ve inanılmaz sıcak, keyifli buldum. Erken gelip şehri gezdik, Sultanahmet ve diğer yerlere gittik, kesinlikle çok sevdim.

PG: Chris Atkinson seneye Monster World Rally Team'de senin takım arkadaşın olabilecek mi?
KB: Çok isterim, bu sene olmadı maalesef ama seneye inşallah olur.
PG: Subaru'nun WRC'den çekilmesi, seriye girerken nasıl etkiledi seni?
KB: WRC'ye geçişi düşünürken Subaru bir opsiyon değildi. Onların gitmesine tabi ki çok üzüldük ama yine de iyi bir takımımız ve anlaşmamız var. O yüzden sorun yok diyebiliriz. Elimden geleni yapıyorum, takım olarak çok iyi çalışıyoruz. Umarım en üst seviyelere gelebiliriz, bir yandan da işin eğlenceli tarafını bırakmamak lazım.

PG: Kendini ileride WRC şampiyonu olarak görebiliyor musun?
KB: Çok isterim tabi ki, ama pek kolay olmadığı belli. Loeb, Hirvonen gibi inanılmaz hızlı ve yetenekli pilotlar var mesela. Elimden geleni yapıyorum, şampiyon olursam da çok güzel olur.

Türkiye Rallisi: Evden Ralliye

Yıllarca Antalya'ya gittiğimizde yaşadığımız çok güzel hisleri, bu sefer kendi şehrimizde, sabah evde kahvaltı yapıp hissetmek daha da güzel, bambaşka. Evden çıkıp etaba giderken arkandan Ercan Kazaz'ın selektör yapması mesela, garip.

Neyse bugüne Sebastian Loeb lider başlamıştı. Ardından da Solberg, Sordo ve Hirvonen vardı. Loeb'ün önden giderek kazanma ihtimali, akşam yağan yağmurdan dolayı günün ilk iki etabının iptal edilmesiyle ciddi şekilde artmıştı. Arkasındakilerin arayı kapamak için zamanlarının azaldığı gibi, yağan yağmur öndekine süpürtme işlemi de yaptırmayacaktı (zaten bizim rallinin karakterindeki taşlar buna pek olanak da vermiyordu). Böylece yerler de değişmez derken Sordo'nun kazası sayesinde Hirvonen podyuma çıkmış oldu. Başka da çok bir aksiyon olmadı aslında son günde.

Bu, çok güzel bir Türkiye Rallisi'nin de sonu oldu maalesef. Özellikle perşembe günü katıldığım feribot gezisinden inanılmaz keyif aldım. Izlenimlerim ise:

- Loeb ve Raikkonen dışında WRC dünyasında snob yok. Herkes çok rahat, röportaj için gidince "gel böyle otur" diyorlar. 15-20 dakika sohbet muhabbet, seni rahatlatıyorlar. Bütün sorularına da ciddi ciddi yanıt veriyorlar. Favorilerim ise Latvala, Petter Solberg (tabi ki), Kaj Lindström ve Malcolm Wilson oldu.

- Loeb ve Raikkonen'in peşinde ise inanılmaz fazla insan var. Ikisi de başarılı, hızlı ve yakışıklı. Şaşırmamak lazım. Ama mesela Loeb'ü tek başına otururken bulunca bile (Kimi'yi kimse yalnız bırakmıyor) soru sormak istiyorum ben yokmuşum gibi davranıyor. Biraz götlük sezdim burada.

- Ülkemizde ne kadar çok Raikkonen hayranı var inanamadım. Kızlar, Tarkan'ın peşinden koşar gibi Kimi'nin peşinden koşuyor. Bunların arasında da herhangi bir ayrım yok; liselisi çalışanı, kapalısı delisi, motorsporlarına ilgilisi ilgisizi... Tek ortak noktaları kız olmak. Vay anasına!

- Adamlar kendi aralarında da baya muhabbet ediyorlar, gülüyorlar eğleniyorlar. Yani bakıyorsun; kafa bir insan grubu, dünyayı dolaşıp, kendilerine özel hazırlanan etaplarda, dünyanın en iyi ralli araçlarını kullanmak için para alıyor. Pazar gecesi, pazartesi öncesi için çok motive edici bir mantık değil gerçekten.

- TRT de, Spor Bakanı da, halk da ralli hakkında hiç bir şey bilmiyor. Loeb'ün adını duyan bile bir adım öne çıkıyor. TRT'nin canlı yayınlarını sunan kız bile ne dediğini bilmiyor, bütün lafları Volkan Işık'a paslıyor. Burada Serhan Acar'ı ayrı tutmak lazım tabi. Yine de cumartesi günü saatlerce arka arkaya WRC'yi ve F1'i yayınladıkları için TRT'ye de teşekkür etmek lazım. En azından görebiliyoruz bunları.

- Pilotların, etapların değiştiğini iddia etmesi, organizatörlerin de bunu reddetmesi kafalarda soru işareti oluşturdu. Anlamadığım şey, FIA, her etabı, koşulmadan hemen önce geçiyor. Bu sırada etap kontrol edilmiyor mu? (Bu bir sorudur, gerçekten cevabını bilmiyorum).

- Etaplara giderken hiç bir yönlendirici işaret olmaması çok enteresandı. Hadi ben oralarda okuduğum için yolları biliyorum, bir sürü insan kaybolmuştur eminim ki.

- Seyirci özel etabı da çok güzeldi ama tribünleri daha yüksek yapsalar olmaz mıymış? Daha net görseydik herşeyi. Ama galiba isteklerin sonu olmaz, benim gibi ipini kaçırmışlara bıraksan "abe 2 etap da ben süriiim ya, sen hep kullanıyosun" deriz. O yüzden boşver!

17 Nisan 2010

Pit Girişi Özel: Mikko Hirvonen Röportajı

Hem sizden gelen hem de kendi merak ettiğimiz soruları, WRC camiasına yönelttik.

Pit Girişi: Sence bu rallide taktikler ne gibi bir rol oynayacak?
Mikko Hirvonen: Eğer kuru olursa taktikler yine belirleyici olacaktır. Yağmur olursa o zaman gerek kalmaz zaten. Maalesef oyunun bir parçası bu da.

PG: Cumartesi günü yağmurlu, cuma-pazar ise yağmursuz olacak.
MH: O zaman asfalt kaygan olur ama toprak etaplarda toz olmayacağı için taktiklere gerek olacağını zannetmiyorum o zaman. Zaten buradaki taşlar genelde bir geçişte temizlenmeyecek kadar büyük, o yüzden taktikler kullanılsa bile Ürdün'deki gibi etki etmez.

PG: Takvime yeni katılan rallilerde genelde başarılı oluyorsun. Türkiye Rallisi eski de olsa, yeni rotasıyla pilotlar için yepyeni bir yarış gibi aynı zamanda.
MH: Evet, hem çabuk adapte olabiliyorum hem de şanslıyım biraz. Tabi ki güven veriyor bu, umarım bu haftasonu da aynı şekilde geçer. Her zamanki gibi kazanmak için yarışıcaz.

PG: Loeb ile aynı dönemde yarışıyor olduğun için kendini şanssız görüyor musun?
MH: Hayır, kesinlikle. Tabi ki Sebastian olmasa daha çok ralli kazanabilirdim ama onu yenecek aracımız ve hızımız var. O yüzden sorun etmiyorum. Ayrıca Seb, bizim için güzel bir ölçüt oluyor.

PG: Marcus Gronhölm emekli olduktan sonra takım liderliği sana geçti, ikinci pilot da Jari Matti Latvala oldu. Marcus ile olan ilişkinle Jari Matti ile olan ilişkini karşılaştırır mısın?
MH: Çok büyük farklar yok, en temel fark Marcus'un bana çok şey öğretmiş olması. Ama Jari Matti ile de çok iyi anlaşıyoruz, hiç bir sorunumuz yok.

PG: Sene başında "hep atak" yaklaşımını benimseyeceğini söylemiştin. Isveç Rallisi'ni de kazandın ama sonraki iki rallide işler istediğin gibi gitmedi. Bu yaklaşıma aynen devam edecek misin yoksa tedbirli olmayı mı düşünüyorsun?
MH: Tam gaz, aynı şekilde. Starttan finişe kadar tam gaz.

PG: Seneye S2000'lere geçilecek. Ford'un seneye yarıştıracağı Fiesta ile Monte Carlo'ya katıldın ve kazandın. Citroen'e nazaran, Fiesta S2000'in gelişimi ne durumda?
MH: Citroen kadar test yapamadık henüz. Ama Monte Carlo'daki his çok güzeldi, baya hazır gibiydik. Ama tabi, Monte Carlo'daki motor ve vites kutusunu kullanamayacağız seneye. Önümüzde uzun bir zaman var, testlere yakında başlamamız lazım yoksa Citroen'in gerisinde kalabiliriz.

PG: Son olarak, çocukluk kahramanların kimlerdi?
MH: Markku Alen, Tomi Makkinen.

16 Nisan 2010

Pit Girişi Özel: Petter Solberg Röportajı

Hem sizden gelen hem de kendi merak ettiğimiz soruları, WRC camiasına yönelttik.

Pit Girişi: Yaptığın kazalarda, sana özel bir tepki veriyor musun veya bunun farkında mısın?
Petter Solberg: Oooooh! Galiba çok bir tepkim yok, hayır.

PG: Subaru ile özdeşleşmiş biriydin, hatta onların son şampiyonusun. Subaru'nun yarışlardan çekilmesi, profesyonel ve takım olarak değil ama kişisel/duygusal olarak nasıl bir etki bıraktı sende?
PS: Subaru'nun gitmesi gerçekten çok üzücü, büyük hayal kırıklığına uğradım. Geri gelmelerini kesinlikle çok isterim. Hala takımdan insanlarla, patronlarla konuşuyorum, belki geri gelirler.

PG: Şu anda kendi adını taşıyan, sana ait bir takımın hem patronu hem pilotusun.
PS: Kendi takımını kurmak ve yarışmak çok çok büyük bir yük. Bu duruma gelmek için bir çok şeyin oluşması ve oturması gerekti. Çok ciddi bir iş yükümüz var ama çok çalışıyoruz ve mutluyuz.

PG: Citroen ile Subaru arasındaki en bariz farklar neler?
PS: Çok büyük fark var iki araç arasında. Eski Subarular, 2001-2002-2003-2004, gerçekten çok iyiydi.

PG: Kendine yarış kazanmak veya şampiyonluğa oynamak için bir zaman çizelgesi yaptın mı?
PS: Yapmadım açıkçası, aklımdaki tek şey tam gaz gitmek!

PG: 35 yaşındasın, daha kaç yıl devam etmeyi düşünüyorsun?
PS: Önemli olan zevk alabilmek ve yapabiliyor olmak. Şu an zevk alıyorum ve bırakmayı düşünmüyorum.

PG: Ürdün Rallisi'nden beri en çok konuşulan olaylardan biri de taktikler. Bu konuda ne düşünüyorsun?
PS: Maalesef sporun içinde bu da var ve ne yaparsanız yapın tamamen bitmez. Bana göre en mantıklısı shakedown'un sıralama turları gibi kullanılması ve en hızlı pilottan başlayarak yol pozisyonunun seçilmesi.

PG: Kariyerin boyunca favori takım arkadaşların kimlerdi?
PS: Colin (McRae), Mikko (Hirvonen), Toni (Makkinen)

PG: Genelde pilotlar, kendi ülkelerinden bir co-pilot seçerler ama sen ve Phil Mills (alttaki fotoğrafta dansözün altındaki), yıllardır berabersiniz.
PS: Ilk co-pilotum Phil idi. WRC'ye ilk geldiğimde tecrübesizdim ve Phil hem iyiydi hem de tecrübeliydi. Bana fazlasıyla yardımı dokundu.

15 Nisan 2010

WRC Feribotu


Pit Girişi blogu olarak, bugün Türkiye Rallisi'ne katılacak bütün pilotların ve araçların, Sultanahmet'teki Ceremonial Start'a gitmek için bindiği feribota bindik. Bütün sorularınızı sorduk, bol bol fotoğraf çektik. Bu blogda ileriki günlerde röportajlarını okuyacaklarınız arasında Petter Solberg, Mikko Hirvonen, Jari Matti Latvala, Ken Block, Kaj Lindström, Sebastian Ogier, Malcolm Wilson olacak. Ve bir kısmını blogda kullanacağımız ama çoğu Picasa albümünde olacak fotoğraflar olacak.

Bunlar dışında yarın Kadıköy'deki Özel Seyirci etabından, pazar da etapların kendisinden twitter ile canlı bağlantı yapıcaz, bloga izlenimlerimizi aktarıcaz ve bir çok fotoğraf daha eklicez.

Biz hazırız, siz de hazır olunca başlayalım.

14 Nisan 2010

Türkiye Rallisi Preview

Bu sene yepyeni bir rotada olacak Türkiye Rallisi hakkında bilgi vermekte yarar var. Uzun zamandır gerçek anlamda karışık yüzey rallisi yapılmamıştı, Istanbul'daki ralli bu konuda özlemleri giderecektir. Genelde etaplar toprak olmasına rağmen, özellikle cumartesi günü ciddi asfalt bölümleri de olacak. Bu da toprak lastikleri ve ayarları ile yarışacak araçların asfaltta zorlanması anlamına geliyor. Ayrıca bu asfalt bölümlerin, etap döngülerinin (loop'ların) başında olması, lastiklerini çok zorlayan pilotlara, sonradan gelen toprak etaplarda ciddi dezavantaj yaratması da demek.

Bununla beraber bir süredir yağan yağmur ve bugünlerde açan güneş, etaplardaki toz toprağın biraz olsun durulması ama fazla çamurun da kuruması anlamına geliyor. Eğer fazla topraklı ve kuru olsaydı etaplar, o zaman önde giden pilotlar yine süpürücü durumuna düşecekti ve taktikler yine fazlasıyla rol alacaktı (Ürdün Rallisi'nde olduğu gibi). Tam tersine, eğer yağmurlu olsaydı etaplar, o zaman da çamurdan dolayı fazla kaygan olacaktı yollar. Şu anda, etapları gidip kendim görmesem de, ne kupkuru ne çamurlu olduklarını sanıyorum. Bu da gayet iyi bir şey. Yine de hava tahminlerinde cumartesinin yağmurlu olacağı yazıyor. Bu durumda sürprizlere hazırlık olmak lazım.

Türkiye Rallisi'nin Kemer'den Istanbul'a kaydırılması, aslında ekiplerin yepyeni bir ralli ile karşılaşması demek. Yani önceden yazılmış yol notları yok, bu yüzden de tecrübesiz pilotlarla tecrübeliler arasındaki fark, biraz da olsa daralır. Yani Ogier veya Raikkonen gibi pilotlar, daha eşit şartlarda boy ölçüşebilirler geri kalan WRC sınıfıyla. Son yıllarda, takvime yeni giren yarışları Hirvonen'in kazandığını düşünürsek, burada da Fin'in hızlı adaptasyonunun işe yarayacağını söyleyebiliriz.

Aklıma gelen notlar bunlar, yaz yaz bitmeyecek kadar çok şey var aslında. Ama bilgilerle ve detaylarla boğulmaya gerek yok. Peki siz biletinizi aldınız mı?

13 Nisan 2010

WRC Röportajı Görselleri

Perşembe günkü heyecanımızı daha çok insana duyurmak için hızlı bir organizasyon yapmaya çalışıyoruz, bu sırada Barış "Kontratak/BIY" Timurlenk hem görsel hazırlayarak hem de yayarak bize yardım ediyor. Bu iki görseli burada paylaşmak da görevin bize düşeni.

WRC Pilotlarına Ne Sormak Istersiniz?


Çok kıyak blogunuz Pit Girişi, sizler için eşi bulunmaz bir projeye daha adım atıp WRC pilotlarına sorularınızı yönlendirecek. Nasıl mı?

Perşembe günü, Pit Girişi olarak pilotların (ve araçlarının) olacağı feribota binip hep beraber Sembolik Start'a gidiyor olacağız. Sultanahmet'teki startın ardından tekrar feribota binip Boğaz Turu attıktan sonra Pendik'e dönüyor olacağız. Bu sırada da sizler için bol bol fotoğraf çekmenin yanısıra pilotlarla da muhabbet edip onlara sorularınızı yöneltecek ve sonra da bu blogda sizlerle paylaşacağız.

O yüzden hiç durmayın, hemen sorularınızı yorumlar kısmına veya mail adreslerimize yollayın, bu fırsatı kaçırmayın!

Türkiye Rallisi Zamanı Artık!

Sonunda geldi çattı WRC'nin Türkiye ayağı. Şu ana kadar Antalya'da koşulan Rally of Turkey, bu sene ilk defa Istanbul'a alındı. Bu da demek oluyor ki Sultanahmet'te ceremonial start, Kadıköy Meydanı'nda Seyirci Özel Etabı var. Baya enteresan geliyor kulağa ve muhtemelen gidip gördüğümüzde de aynı şekilde garip gelecek. Ama bir yandan da insanın içini mutluluk kaplıyor.

Ilk önce 2010 sezonunun genel gidişatına bakalım, Rally of Turkey öncesi. Şu ana kadar 3 ralli koşuldu: Isveç, Meksika ve Ürdün. Geçen sene Loeb'ün 6. şampiyonluğundan sonra Ford pilotu Hirvonen, bu sene her yarışa galibiyet parolasıyla çıkacağını açıklamış ve Isveç'teki galibiyetiyle şaka yapmadığını da herkese göstermişti. Hatta o haftasonu Finli'nin performansı o kadar iyiydi ki Loeb bile ikinci günün sonunda onu yakalayamayacağını itiraf etmişti. Ama etaplar, kardan toprağa geçince Hirvonen bu avantajını devam ettiremedi. Meksika Rallisi'nde tam bir Citroen dominasyonu vardı. Loeb'ün ilk sırayı almasının dışında Petter Solberg, kendi takımı adına ikinci, Sebastian Ogier de Citroen Junior takımı adına üçüncü olmuş ve podyumu Citroen'ler kaplamıştı. Ürdün Rallisi'nin baş kahramanı ise taktikler olmuştu. Toz toprağın bol olduğu rallide önde gitme dezavantajını kimse istemediğinden takımlar, favori pilotlarını olabildiğince arka atmaya çalışmış ama kaybeden sporun kendisi olmuştu. Hakkında yazmıştık da, buradan alalım sizi onun için.

3 yarış sonunda Loeb 68 puanla, Ford pilotları Latvala (43) ve Hirvonen'in (37) önünde. Onların arkasında sevimli Norveçli Solberg, Citroen Junior takımının yıldızı Ogier var. Citroen ana takımının ikinci pilotu Dani Sordo ise klasmanda 6. Kimi Raikkonen de Ürdün'de ilk defa finişe ulaştı ve 4 puan almayı başardı. Markalarda ise Citroen 101 puanla Ford'un 14 puan önünde. Arkalarındaki Citroen Junior ile Stobart Ford'u ise 4 puan ayırıyor.

Biraz da Türkiye Rallisi'nin tarihine bakalım. 2003'te WRC takvimine dahil edilen ulusal rallimizin ilk galibi, veteran Carlos Sainz olmuştu. O yıl şubatta koşulan ve karlı tepelerden geçen ralli, Ispanyol efsanenin sene içindeki tek galibiyeti olmuştu. 2004 ve 2005'te ralli, haziran sonuna kayarken, bu yarışları da Sebastian Loeb kazanmıştı. 2006'da ise Marcus Gronhölm, 3 yıllık Citroen Xsara dominasyonunu Ford Focus'u ile kırıp yarışı kazanmıştı. Takvimin rotasyona girmesi ile 2007'de ülkemizde yarış düzenlenmemişti, 2008'i ise yine Ford, bu sefer genç pilotları Mikko Hirvonen ile kazanmıştı. 2009'da da rotasyondan dolayı takvime giremeyen Türkiye Rallisi, 2010'dan sonra, Istanbul'un Kültür Başkenti olması dolayısıyla 2011'de yeniden takvimde olacak.

Son olarak da bilet edinmek için Biletix sayfasına linkleyelim sizleri, biletlerini kapıp bu haftasonu, güzel havalar altında dünyanın en iyi pilotlarını izlemekten geri kalmayın.

16 Mart 2010

Türkiye Rallisi Websitesi


World Motorsports Council'ın bu seneki kararlarından biri, hem F1'de hem WRC'de internet üzerinden içerik sağlanmasına daha çok önem vermekti. Yani motorsporları dünyası, interneti yeteri kadar değerlendiremediğinin farkına varıp bu yöne eğilmek istiyordu.

F1.com yenilendi, wrc.com da elinden geleni yapıyor ama asıl Türkiye Rallisi, hiç beklenmedik bir anda beni vurdu. Bir süre önce Rally of Turkey sayfasından bahsetmiş, link de vermiştik. Ama bugün farkettiğim (bilmiyorum benim mi ayıbım yoksa sayfa mı yeni açıldı) Türkiye Rallisi 2010, şu ana kadar gördüğüm en iyi spor organizasyonu sitelerinden biri olmuş. Girişinden içindeki bilgilere, görselliğinden beni kitleyen oyununa kadar enfes gerçekten. Kimin eli değmişse tebrik ediyorum.

Yalnız bazı sorularım var. Bahsettiğimiz iki Türkiye Rallisi sitesi arasındaki fark ne? Biri Türkiye Rallisi'nin genel sitesi öbürü 2010 yarışı için desek tam olarak öyle olmuyor. Burada bir çift başlılık var gibi. Bir de yabancıların bu işe bizden daha çok meraklı olduğunu düşünürsek, yabancı isimli olan site, daha eski olanı. Keşke bu durum tam tersi olsa da, insanı gelip yerinde izlemeye çeken sitenin Ingilizce versiyonu ve domain name'i olsa. Ama bu seviyeye kadar siteyi getiren insanların, bundan sonrasını da düşüneceğine eminim.

Hazır yeri gelmişken... Türkiye Rallisi 14-18 Nisan'da Istanbul Anadolu Yakası'nda koşulacak. Biletleri de Biletix'ten alabilirsiniz. Hatta gitmek isteyenlerle buluşup beraber gidebiliriz, öğlen yemeği keyfi yapabiliriz şöyle sucuk ekmekli. Aşağıya yorumlara yazın, ayarlayalım. Formula 1 biletlerini de buradan alabilirsiniz, aynı şey onun için de geçerli. Motorsporlarını ve yemeği sevenler kaçırmasın!!

22 Ocak 2010

Türkiye Rallisi Parkurları

Dünya Ralli Şampiyonası'nın Türkiye ayağının Antalya'dan Istanbul'a kaydırıldığını yazmıştık daha önce. Bununla ilgili bilgiler de yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Hatta en önemli bilgi de açıklandı: etaplar. Aşağıdaki haritayı Rally of Turkey sayfasından aldım, orayı da arasıra ziyaret etmenizi ve yeni çıkan bilgileri almanızı tavsiye ederim.

Asfalt karışmış toprak etaplarda görüşmek üzere...

08 Ocak 2010

WRC Istanbul'da

Aslında haberi biz geç düşüyoruz ama zaten ülkede kimsenin umrunda gibi de değil. Dünya Ralli Şampiyonası'nın (WRC) Türkiye ayağı, bu sene Antalya'dan Istanbul'a alındı.

Ilk önce bunun sebeplerine bakalım. Formula 1 gibi, WRC'nin de takvimine girmek isteyen çok talip var. Bu yüzden bir süredir dönüşümlü ralli sistemi uygulanmakta zaten. Bazı ralliler bir sene var, bir sene yok. Türkiye de bu dönüşümlü rallilerden biri. Antalya etapları, coğrafi olarak yakınındaki Kıbrıs ve Akropolis Rallileri gibi yavaş, sıcak, kırıcı. Yani bu 3 ralliyi birden takvimde bulundurmak aslında lüks. Ayrıca Türk seyircisi, Kıbrıs veya Yunan seyircileri gibi WRC'ye meraklı da değiller. Ilk senelerdeki seyirci sayısı, yerel halkın gittikçe ilgisini kaybetmesiyle oldukça geriledi. Organizasyon standartları da ilk senelerde, tecrübeli yabancı ekiplerin yardımıyla çok iyi seviyede olsa da, bizbize kaldıkça geriledi.

Bu yüzden aslında belki de Türkiye Rallisi'nin Istanbul'a gelmesi iyi oldu. Bir kere Avrupa Ralli Şampiyonası'nda (ERC) kullanılan etaplar yarı asfalt yarı toprak. Ayrıca Antalya'dan daha akıcı ve daha az kırıcı. Bu bizim, çevre coğrafyalardaki rallilerden sıyrılmamızı sağlıyor. Bununla beraber Istanbul'da daha çok insan, yani daha çok seyirci potansiyeli var. Bu işe para verip gelenler, muhtemelen Antalya'ya gitmeden önce 2-3 kez düşünür ama eğer aynı şehirdelerse, değişik bir haftasonu geçirmek için bile olsa gidebilirler. Böylece ciddi bir ilgi oluşabilir. Bununla beraber Istanbul, turistler için ulaşması daha kolay bir uluslararası hub. Antalya, bu konuda çok geride kalmasa da bir Istanbul olmadığı gerçek. WRC için gelen turistleri ülkede tutmak ve bir WRC turizmi yaratabilmek için, gelenlere ralliden fazlasını vermelisiniz. Yazın Antalya'da sorun yok ama rallinin kışın yapıldığı zamanlar, Istanbul çok daha farklı bir alternatif herkes için.

Kısacası, kişisel olarak, WRC Rally of Turkey'nin Istanbul'a alınmasını, takvimdeki devamlılığımız için panik butonuna basılması olarak görüyorum. Eğer bu aşı da tutmazsa, bir kaç seneye bu şerefi yaşayamıyor olacağız. Formula 1'in de günden güne uzaklaştığını düşünecek olursak, nereden nereye Türkiye diyor insan.
Related Posts with Thumbnails