Marcus Grönholm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Marcus Grönholm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2010

Türkiye Rallisi Zamanı Artık!

Sonunda geldi çattı WRC'nin Türkiye ayağı. Şu ana kadar Antalya'da koşulan Rally of Turkey, bu sene ilk defa Istanbul'a alındı. Bu da demek oluyor ki Sultanahmet'te ceremonial start, Kadıköy Meydanı'nda Seyirci Özel Etabı var. Baya enteresan geliyor kulağa ve muhtemelen gidip gördüğümüzde de aynı şekilde garip gelecek. Ama bir yandan da insanın içini mutluluk kaplıyor.

Ilk önce 2010 sezonunun genel gidişatına bakalım, Rally of Turkey öncesi. Şu ana kadar 3 ralli koşuldu: Isveç, Meksika ve Ürdün. Geçen sene Loeb'ün 6. şampiyonluğundan sonra Ford pilotu Hirvonen, bu sene her yarışa galibiyet parolasıyla çıkacağını açıklamış ve Isveç'teki galibiyetiyle şaka yapmadığını da herkese göstermişti. Hatta o haftasonu Finli'nin performansı o kadar iyiydi ki Loeb bile ikinci günün sonunda onu yakalayamayacağını itiraf etmişti. Ama etaplar, kardan toprağa geçince Hirvonen bu avantajını devam ettiremedi. Meksika Rallisi'nde tam bir Citroen dominasyonu vardı. Loeb'ün ilk sırayı almasının dışında Petter Solberg, kendi takımı adına ikinci, Sebastian Ogier de Citroen Junior takımı adına üçüncü olmuş ve podyumu Citroen'ler kaplamıştı. Ürdün Rallisi'nin baş kahramanı ise taktikler olmuştu. Toz toprağın bol olduğu rallide önde gitme dezavantajını kimse istemediğinden takımlar, favori pilotlarını olabildiğince arka atmaya çalışmış ama kaybeden sporun kendisi olmuştu. Hakkında yazmıştık da, buradan alalım sizi onun için.

3 yarış sonunda Loeb 68 puanla, Ford pilotları Latvala (43) ve Hirvonen'in (37) önünde. Onların arkasında sevimli Norveçli Solberg, Citroen Junior takımının yıldızı Ogier var. Citroen ana takımının ikinci pilotu Dani Sordo ise klasmanda 6. Kimi Raikkonen de Ürdün'de ilk defa finişe ulaştı ve 4 puan almayı başardı. Markalarda ise Citroen 101 puanla Ford'un 14 puan önünde. Arkalarındaki Citroen Junior ile Stobart Ford'u ise 4 puan ayırıyor.

Biraz da Türkiye Rallisi'nin tarihine bakalım. 2003'te WRC takvimine dahil edilen ulusal rallimizin ilk galibi, veteran Carlos Sainz olmuştu. O yıl şubatta koşulan ve karlı tepelerden geçen ralli, Ispanyol efsanenin sene içindeki tek galibiyeti olmuştu. 2004 ve 2005'te ralli, haziran sonuna kayarken, bu yarışları da Sebastian Loeb kazanmıştı. 2006'da ise Marcus Gronhölm, 3 yıllık Citroen Xsara dominasyonunu Ford Focus'u ile kırıp yarışı kazanmıştı. Takvimin rotasyona girmesi ile 2007'de ülkemizde yarış düzenlenmemişti, 2008'i ise yine Ford, bu sefer genç pilotları Mikko Hirvonen ile kazanmıştı. 2009'da da rotasyondan dolayı takvime giremeyen Türkiye Rallisi, 2010'dan sonra, Istanbul'un Kültür Başkenti olması dolayısıyla 2011'de yeniden takvimde olacak.

Son olarak da bilet edinmek için Biletix sayfasına linkleyelim sizleri, biletlerini kapıp bu haftasonu, güzel havalar altında dünyanın en iyi pilotlarını izlemekten geri kalmayın.

14 Şubat 2010

Isveç Rallisi'nde Sona Gelirken

Sezonun ilk yarışında, 21 etabın 20'si tamamlanmışken sıralama neredeyse belli oldu. Ilk günün lideri Hirvonen, ikinci ve üçüncü günde de liderliğini kaybetmedi ve sonunda Sebastian Loeb'ü de yıldırdı. Tek etap kaldı ve arada 36 saniye var.

Uzun zamandır Loeb'ü böyle görmemiştim. 3. günün ortasında, Hirvonen'in kendisi için fazla hızlı olduğunu, hata yapacak kadar kendisini zorlasa bile Hirvonen'in hızına yetişemediğini itiraf etmiş ve artık tek hedefinin yarışı ikinci sırada bitirmek olduğunu belirtmişti. Insan sormadan edemiyor, acaba Loeb motivasyonunu mu kaybediyor? Ya da Hirvonen'in bu seneki daha saldırgan tavrına bekle-gör mü yapıyor?

Tamamen psikolojik bir savaş alanına çekiliyor Citroen-Ford kapışması. Şu an için de Ford sanki bir adım önde. Ihtiyaçları da vardı kesinlikle, geçen seneki basit hatalarından sonra. Onların işine yarayan şeylerden biri de, takvimin Isveç'te başlıyor olması. Daha önce Monte Carlo Rallisi, Loeb'ün herkesten çok üstün olduğu ve yıla 1-0 önde başladığı bir yerdi. Isveç ise Loeb'ün sevmediği ve bunu açık açık söylediği bir ralli. Bakalım Hirvonen, yelkenlerini dolduran bu rüzgar ile Loeb'ü durdurabilecek mi bu sene?

Ikinci pilotlar kapışmasında da Ford, Citroen'e üstünlük sağladı. Jari Matti Latvala, ilk gün gerisinde kaldığı Dani Sordo'yu, Ispanyol pilotun ikinci günkü ısı kalkanı sorunları sayesinde geçti ve bu sefer yerini korumayı başardı. Eğer son etapta da bir saçmalık yapmazsa, aradaki 1 dakikalık fark ona rahatça yeter. Ford da, Meksika'ya Citroen'in önünde ve kendine güveni tam gider.

Fabrika takımlarının hemen arkasında Citroen'in Fransız genci Ogier var. O da aslında yabancısı olduğu karlı etaplara çabuk alıştı ve seneye 5.lik ile başladı. Arkasında Solberg kardeşlerden büyüğü Henning, Malcolm Wilson'ın oğlu Matthew, Norveç altyapısından çıkma Mads Östberg, Solberg'lerin küçüğü Petter ve Per Gunnar Anderson, ilk 10'u tamamlıyor.

Her ne kadar emekliliğinden dönüp ralliyi kazanmasının bizim hayallerimizde kalacağı belli olsa da Marcus Gronhölm'ü 24. olarak görmek üzüyor. Ikinci gün yaşadığı sorunlardan belini doğrultamasa da en azından ilk 25'e geri döndü. Yine ikinci gün sorun yaşayan ve zirveden uzak kalan Kimi Raikkonen ise hala öğrenme aşamasında. Yine de kar yataklarında sıkışmadığı zamanlarda ne kadar hızlı olabileceğini gösterdi.

Artık 21. etap Varmullsasen kaldı bir tek, bu arada tek hata yapabilecek kişi Latvala gibi. Özel seyirci etaplarında bile yarışdışı kalma potansiyeli olan genç Fin de bir sorun yaşamazsa yarış büyük ihtimalle böyle biter. Ve Hirvonen, değişen puan sisteminin ilk 25 puanını aldı sayılır. Mart başında da Meksika'ya lider gider.

12 Şubat 2010

Isveç Rallisi Ilk Gün Sonu

Sonunda Dünya Ralli Şampiyonası startı verildi Karlstad'da bu sabah, dün akşam Dani Sordo'nun kazandığı özel seyirci etabını saymıyorum.

3 etabın ikişer kere geçildiği gün, tam anlamıyla iki farklı durum ortaya çıkardı. Loeb, güne çok iyi başladı. Hirvonen ise ancak Sordo ile arkadan takip etmek durumunda kaldı. Latvala ise dördüncülüğünü pekiştirici bir sürüş ile podyumun uzağındaydı. Ne olduysa, gün ortası servisten sonra oldu. Karla kaplı etapların bozulması ile yol tutuşlar değişince Loeb, Isveç Rallisi'ni neden sevmediğini hatırladı heralde. Sebepsiz bir şekilde Hirvonen'e zaman kaybetmeye başladı. Gün sonunda Hirvonen, Loeb'ün 8 saniye önünde liderdi. Sordo ise üçüncüydü. Etaplardan ikinci geçişlerin Ford'a yaradığı, Latvala'nın da Sordo'ya yetiştiğini gördük.

Etapların ikinci koşuları başladığında, her ne kadar Hirvonen, lastiklerini fazla agresif kullandığını düşünse de, gün sonunda kazanan o oldu. Loeb'ün lastiklerini riske atmaması ise gün sonunda beklediği avantajı kendisine getirmedi. Enteresan olan, genelde tam tersi olurdu şimdiye kadar. Hirvonen temkinli, Loeb ise atak olurdu.

Günün diğer haberlerinde Petter Solberg'in Matthew Wilson ile çarpıştığını ama ikisinin de ralliye devam ettiğini, Marcus Gronhölm ve Kimi Raikkonen'in SS5'te sorunlarla karşılaştılar, Ogier ise kariyerindeki ilk Isveç Rallisi'nde fabrika takımları haricinde lider (yani genel klasmanda 5.).

Yarın yeni bir gün, yeni etaplar ama kar, hep kar!

09 Şubat 2010

WRC 2010 Sezonu Başlıyor!

Formula 1 testleri ve araç tanıtımları, haberlerde daha çok yer alsa da bu haftasonu WRC sezonu başlıyor asıl. Son yıllarda kalitesinde düşüş yaşansa da, Jean Todt'un da yardımıyla, hakkettiği yere geleceğine inandığım bu mükemmel spor olayı, 2010 başlangıcını Isveç'te yapacak. Karlstad'ın kuzeyindeki parkurlar şimdiden karlarla dolu. Yarışacak isimler ise son derece heyecan verici.
En başta son yılların ezeli rakipleri Loeb ve Hirvonen var. Ford pilotu Hirvonen, bu sene temkinli ve garantici yarışmayı bırakıp daha atak olmak istediğini her yerde belirtiyor. Hırs yapması tabi ki sevindirici, çünkü Loeb, her ne kadar geçen sene 1 puan ile şampiyon olsa da, aslında potansiyelini tam anlamıyla kullanmamıştı. Kimse onu sonuna kadar zorlayamıyor maalesef, buna Hirvonen ve Citroen'den takım arkadaşı Sordo da dahil. Yalnız Hirvonen, gereken o ekstra hıza ulaşmaya çalışırken yolda kalmaya da dikkat etmeli. Motorsporları tarihi, birincilikler kazanıp şampiyon olamamış bir çok pilot ile dolu.

Bir yandan da Jari Matti-Latvala ile Dani Sordo rekabeti var. Ford ve Citroen'in ikinci pilotları, genelde birbirini yakın takip eden takım liderlerinin şampiyon olmasında her zaman çok önemli rol oynadı. Iki takımdan birinin yapacağı bir duble, diğer takımın şampiyon adayı pilot için önemli bir sıkıntı oldu. Geçen sene JML, son derece basit hatalar yapmış, hem Hirvonen'in şampiyonluk şansını azaltmış hem de Ford'a Markalar Şampiyonası'nda çok önemli puanlar kaybettirmişti. Hele de Polonya'da son özel seyirci etabında kaza yapıp ikinciliği kaybetmesi ve Portekiz'de attığı 17 takla hala akıllarda ilk günkü kadar taze.

Bir yandan da F1'den bu sene WRC'ye geçiş yapan Kimi Raikkonen var. Çok ciddi bir medya çekimi yaratıyor, uzun süredir WRC bu tip şeylere hasret kalmıştı açıkçası. Şampiyonluk beklenmiyor bu sene ama eğer F1'e dönmeyip parkurlarda devam ederse ileride ciddi başarılar yakalayabilir. Yanında da yılların eskitemediği, Makkinen'in co-pilotu Kaj Lindström var, daha önce katıldığı yarışlardaki gibi. Ayrıca Grönholm de Isveç Rallisi'ne katılmaya karar verdi ve bizleri sevindirdi. Amerikalı Ken Block, kendi Monster Rallye Takımı ile internetteki videolarda gösterdiği kabiliyetleri parkurlara taşımaya çalışacak (Isveç'te yok ama kendisi, ufak bir not olarak). Ayrıca bir güzel gelişme de Petter Solberg'in yıllar sonra ilk defa doğru düzgün bir araç ile (Citroen C4) yarışacağı. Güleryüzlü Norveçli'nin tekrardan yüzünün gülmesini isterim açıkçası.

Bir yandan da kural değişiklikleri var tabi ki. Kafaları karıştıran Superally sistemi gitti, onun yerine günün tamamını bitirenlere ekstra puan veriliyor. Bütün günü kapsamadığı sürece gece etaplarına izin çıktı. Eskisi gibi her ralli 3 gün sürmek zorunda değil, 2 veya 4 gün de sürebilir. Ama tabi ki seneye başlayacak S2000 kurallarının yanında bunlar son derece sıradan (S2000 değişimine daha sonra değiniriz).

Şimdiden Isveç Rallisi'nn heyecanı bünyeyi sardı, haftasonu olan biteni, görsel materyalleri yine sofraya sunar, üstünde konuşur, sevinir üzülürüz hep beraber. Viva la 2010!

05 Şubat 2010

Marcus Grönholm'ün Dönüşü

2000'lerin başındaki eski şampiyon dolu WRC tayfasından en son emekliye ayrılan olmuştu Grönholm. McRae, Burns, Sainz, Makkinen ile şimdilerde çok özlediğimiz türden bir rekabet yaratmış, sonra da sahneyi Solberg, Loeb ve kendi öğrencisi Hirvonen'e bırakmıştı.

Geçen aylarda 2010 sezonunun açılışını yapacak Isveç Rallisi'nde yarışmaya karar vermişti, dün gelen haberlerde hazırlık olarak Norveç Rallisi'ne de katılacağını öğrendik, ayrı bir sevindik. Evet, belki ne önemi var, misafir bir eski şampiyon, ama hem kişisel olarak sevindiğim bir haber hem de bu senenin gittikçe dikkat çeken WRC ekiplerine güzel bir ekleme. Isveç Rallisi'ni daha bir hevesle beklemek için bir sebep daha. Zaten 12'sine ne kaldı ki şunun şurasında, tek bir hafta!!
Related Posts with Thumbnails