Eski takımlardan sona kalan Red Bull, Adrian Newey'in yeni bebeğini bugün Jerez'de tanıttı. Bu seneki araç, geçen senekinin evrimi doğal olarak. Diğer takımlarla radikal farklılıklar olmasa da, sanki bütün çözümler bir adım ileri götürülmüş. Sharkfin motor kapağı arka kanat ile birleştirilmiş ama Mclaren'deki gibi boşluk yok, tam plaka var. Burundaki v şekil çözüm ilerletilmiş, burun yan kapakları yükseltilmiş. Çok güzel gözüktüğü bir gerçek, bakalım bugün başlayan Jerez testinde nasıl bir performans gösterecek.
10 Şubat 2010
RB6
Eski takımlardan sona kalan Red Bull, Adrian Newey'in yeni bebeğini bugün Jerez'de tanıttı. Bu seneki araç, geçen senekinin evrimi doğal olarak. Diğer takımlarla radikal farklılıklar olmasa da, sanki bütün çözümler bir adım ileri götürülmüş. Sharkfin motor kapağı arka kanat ile birleştirilmiş ama Mclaren'deki gibi boşluk yok, tam plaka var. Burundaki v şekil çözüm ilerletilmiş, burun yan kapakları yükseltilmiş. Çok güzel gözüktüğü bir gerçek, bakalım bugün başlayan Jerez testinde nasıl bir performans gösterecek.
09 Şubat 2010
WRC 2010 Sezonu Başlıyor!

Formula 1 testleri ve araç tanıtımları, haberlerde daha çok yer alsa da bu haftasonu WRC sezonu başlıyor asıl. Son yıllarda kalitesinde düşüş yaşansa da, Jean Todt'un da yardımıyla, hakkettiği yere geleceğine inandığım bu mükemmel spor olayı, 2010 başlangıcını Isveç'te yapacak. Karlstad'ın kuzeyindeki parkurlar şimdiden karlarla dolu. Yarışacak isimler ise son derece heyecan verici.

En başta son yılların ezeli rakipleri Loeb ve Hirvonen var. Ford pilotu Hirvonen, bu sene temkinli ve garantici yarışmayı bırakıp daha atak olmak istediğini her yerde belirtiyor. Hırs yapması tabi ki sevindirici, çünkü Loeb, her ne kadar geçen sene 1 puan ile şampiyon olsa da, aslında potansiyelini tam anlamıyla kullanmamıştı. Kimse onu sonuna kadar zorlayamıyor maalesef, buna Hirvonen ve Citroen'den takım arkadaşı Sordo da dahil. Yalnız Hirvonen, gereken o ekstra hıza ulaşmaya çalışırken yolda kalmaya da dikkat etmeli. Motorsporları tarihi, birincilikler kazanıp şampiyon olamamış bir çok pilot ile dolu.
Bir yandan da Jari Matti-Latvala ile Dani Sordo rekabeti var. Ford ve Citroen'in ikinci pilotları, genelde birbirini yakın takip eden takım liderlerinin şampiyon olmasında her zaman çok önemli rol oynadı. Iki takımdan birinin yapacağı bir duble, diğer takımın şampiyon adayı pilot için önemli bir sıkıntı oldu. Geçen sene JML, son derece basit hatalar yapmış, hem Hirvonen'in şampiyonluk şansını azaltmış hem de Ford'a Markalar Şampiyonası'nda çok önemli puanlar kaybettirmişti. Hele de Polonya'da son özel seyirci etabında kaza yapıp ikinciliği kaybetmesi ve Portekiz'de attığı 17 takla hala akıllarda ilk günkü kadar taze.

Bir yandan da F1'den bu sene WRC'ye geçiş yapan Kimi Raikkonen var. Çok ciddi bir medya çekimi yaratıyor, uzun süredir WRC bu tip şeylere hasret kalmıştı açıkçası. Şampiyonluk beklenmiyor bu sene ama eğer F1'e dönmeyip parkurlarda devam ederse ileride ciddi başarılar yakalayabilir. Yanında da yılların eskitemediği, Makkinen'in co-pilotu Kaj Lindström var, daha önce katıldığı yarışlardaki gibi. Ayrıca Grönholm de Isveç Rallisi'ne katılmaya karar verdi ve bizleri sevindirdi. Amerikalı Ken Block, kendi Monster Rallye Takımı ile internetteki videolarda gösterdiği kabiliyetleri parkurlara taşımaya çalışacak (Isveç'te yok ama kendisi, ufak bir not olarak). Ayrıca bir güzel gelişme de Petter Solberg'in yıllar sonra ilk defa doğru düzgün bir araç ile (Citroen C4) yarışacağı. Güleryüzlü Norveçli'nin tekrardan yüzünün gülmesini isterim açıkçası.
Bir yandan da kural değişiklikleri var tabi ki. Kafaları karıştıran Superally sistemi gitti, onun yerine günün tamamını bitirenlere ekstra puan veriliyor. Bütün günü kapsamadığı sürece gece etaplarına izin çıktı. Eskisi gibi her ralli 3 gün sürmek zorunda değil, 2 veya 4 gün de sürebilir. Ama tabi ki seneye başlayacak S2000 kurallarının yanında bunlar son derece sıradan (S2000 değişimine daha sonra değiniriz).
Şimdiden Isveç Rallisi'nn heyecanı bünyeyi sardı, haftasonu olan biteni, görsel materyalleri yine sofraya sunar, üstünde konuşur, sevinir üzülürüz hep beraber. Viva la 2010!

Labels:
Citroen,
Ford,
Ken Block,
Kimi Raikkonen,
Marcus Grönholm,
Mikko Hirvonen,
Petter Solberg,
Sebastian Loeb,
WRC
Yeni Force India: VJM03

Bugün Force India, 2010 aracını tanıttı. Mclaren tarzı bir sharkfin motor kapağını, VJM03'te de görebiliyoruz. Vijay Mallya, geçen sene elde ettikleri başarılı performansın devamını göstermek istediklerini söyledi, zaten başka ne söyleyebilirdi. Ama önemli olan kısmı, bu sene bu dediklerine daha fazla insan şimdiden inanabiliyor. Geçen sene başarı sözü verirken genelde gülüp geçiyordu herkes.
Bunun yanında pilot istikrarı ve geçen seneki gibi son dakikada motor-vites değişimi yapmak zorunda olmadıkları için, daha ileriye daha rahat gidebileceklerini düşünmek hayal değil. Iyi şanslar şimdiden. Yarın yeni Red Bull görücüye çıkacak, onun daha heyecan verici olacağı ise kesin.
05 Şubat 2010
Bruno Senna'nın Yetenekleri
Campos Meta'nın akıbetinin belli olmaması, bir F1 fanı olarak en çok Senna soyadının geri dönememesi bakımından üzüyor beni. Aslına bakacak olursanız, Bruno'nun da sıkıntısı, Ayrton'un gölgesinde kalması. Ama kendisinde yetenek olduğunu kanıtlamak için fırsat arıyor. Bakmış takımın Bahreyn'e gidip gidemeyeceği meçhul, o da yeteneklerini internette gösteriyor. Bakınız, evinde video yapmış.
Keşke Call of Duty'de değil de Gran Turismo'daki yeteneklerini izleyebilseydik ama...
Marcus Grönholm'ün Dönüşü
2000'lerin başındaki eski şampiyon dolu WRC tayfasından en son emekliye ayrılan olmuştu Grönholm. McRae, Burns, Sainz, Makkinen ile şimdilerde çok özlediğimiz türden bir rekabet yaratmış, sonra da sahneyi Solberg, Loeb ve kendi öğrencisi Hirvonen'e bırakmıştı.Geçen aylarda 2010 sezonunun açılışını yapacak Isveç Rallisi'nde yarışmaya karar vermişti, dün gelen haberlerde hazırlık olarak Norveç Rallisi'ne de katılacağını öğrendik, ayrı bir sevindik. Evet, belki ne önemi var, misafir bir eski şampiyon, ama hem kişisel olarak sevindiğim bir haber hem de bu senenin gittikçe dikkat çeken WRC ekiplerine güzel bir ekleme. Isveç Rallisi'ni daha bir hevesle beklemek için bir sebep daha. Zaten 12'sine ne kaldı ki şunun şurasında, tek bir hafta!!
CFD Piste Indi
Virgin GP, aracını tanıttıktan sonra piste de indirerek yeni takımlar arasındaki lider konumunu perçinlemiş oldu. Timo Glock'un yaptığı shakedown'da herhangi bir sorun yaşanmamış.Bu, Formula 1'de bir era'nın da başlangıcı oluyor aynı zamanda. VR-01, tamamen CFD teknoloji ise yapılmış ilk F1 aracı. Yani bu kırmızı-siyah güzel, hiç rüzgar tüneline girmemiş durumda. Virgin'le beraber USF1 de aracını bu yönde tasarladığını açıklamıştı, onlarınki nasıl bir şey olacak göreceğiz.
CFD, Formula 1'de bir süredir kullanılıyor olsa da, şu ana kadar hiç bir araç yüzde yüz bilgisayar ortamında tasarlanmamıştı. Her zaman rüzgar tünelinden de geçer, orada rötuşlar yapılırdı. Daha önce denenmemiş bir şey olması, eski takımların alamayacağı kadar bir risk de getiriyordu beraberinde. Sonuçta bir senenin tamamen heba olması ve rüzgar tüneli yatırımının kullanılmaması anlamına geliyordu. Ama yeni takımlar, hem ekiplerini sıfırdan kurduklarından, hem de başarı olarak kaybedebilecek bir şeyleri olmadığından çok doğal olarak bu yola başvurmuşlar. Eğer başarılı da olurlarsa, diğer takımlar da onların peşinden gelebilir ve böylece yeni takımlar, Formula 1'e ciddi bir katkı yapmış olabilir. Bunu ancak zaman gösterecek.
04 Şubat 2010
Valencia'nın Ardından

Sonunda uzun ama heyecanı bol kış sezonu bitti ve artık yiğitler(in bir kısmı en azından) meydana indi. Valencia'daki 3 günlük test, aslında takımların birbirini tartarak başladığı futbol maçı başlangıcı gibi de oldu diyebiliriz. Tur zamanları önemsiz ama herkesin nerelerde olduğuna dair fikir veriyor.
Bir kere sezonun ilk testinden 3 puanı 3 golle alan bir Ferrari var. Ilk iki gün sakatlıktan çıkan Massa'yı, son gün Alonso taklit edince her gün zaman listelerinin başında kırmızılar vardı. Ciddi de tur sayısı yaptılar, belli bir teknik sıkıntı yaşamadan. Bu sene iddialı oldukları çok açık ama testlerin genel sorusu onlar için de soruluyor: Ne kadar benzinle yarıştınız beyler? Yine de aracın iyi olduğu belli, hız yerinde. Ama testlerde, Ferrari motorunun ne kadar benzin harcadığını anlayamıyoruz.
Ferrari'yle beraber testin diğer yıldızı da, havalı motor kapağı/arka kanat çözümüyle Mclaren'di. Özellikle Hamilton, bu sene şakası olmadığını hem rakiplerine hem de takım içindekilere gösterdi. Button ise maalesef aynı şekilde cevap veremedi. Lewis'in inine düşmesinin ilk sinyalleri mi diye soracaktır Ingiliz basını.

Merc ise bir adım geriden takip etti bu ikiliyi, en azından hız olarak. Ross Brawn da itiraf etmiş geride olduklarını ama sorunların nerede olduğunu bildiklerini ve Jerez testlerine kadar bunları çözeceklerini belirtmiş. Ross'un yalanı olmaz. Ayrıca iki pilotu da Ferrari'nin temposundan çok uzak değillerdi. Bu arada Schumacher'e gösterilen ilgiden de bahsetmek lazım. Aracı kullanmadığı zamanlarda bile büyük bir medya ordusu tarafından takip edildi comeback efsane. Kendisi de 1991'de hissettiklerini hissettiğini açıkladı. Havada aşk kokusu var diyebilir miyiz acaba?
Şampiyonluk adaylarından Red Bull ise bu testi atladı. Onların ne yapacağını bilemiyoruz ama bu 3 takımdan daha az iddialı olmayacakları kesin. Onları da haftaya Jerez'de göreceğiz.
Aslında bence en büyük sürprizi Sauber gerçekleştirdi. Ferrari'den sonra genel olarak ikinci sıralar civarında tutundu Sauber'in sponsorsuz aracı. Ama buradaki sponsorsuz vurgusu önemli, çünkü bu zamanlarla sponsor avında olabilirler. De La Rosa da temkinli konuşmuş, galibiyetler beklemek hata olur demiş. Yine de Sauber'in güzel şeyler yaptığını görmek güzel.
Pilotlarının, araçtan memnun olduğu bir diğer takım da Williams. Rubens de Nico da genel olarak memnunlar. Zamanlar çok parlak olmasa da takımın sözcüsü Claire, twitter'da Rubens'in genel olarak yarış simülasyonuna konsantre olduğunu yazdı. Bu arada Claire, gerçekten testlerin başka bir yıldızıydı. Twitter'ı bütün gün, an be an zamanlar ve fotoğraflarla şenlendirdi. Hem de sırf Williams'ların değil bütün gridin. Nico Rosberg'in, alışkanlıktan yeni Merc'ini gelip Williams garajına park ettiğini bildirmesi de ayrı bir komikti. Belli ki Rosberg, Williams'ta güzel bir iz bırakmış ve Williams kampından hala destek görüyor.

Renault, ilk gün Kubica ile zaman listesinin sonunda yer alsa da özellikle de dolu depo halinde aracın liderle yarışabileceğini söylüyor Leh pilot. Yine de hafif ağırlıklarda sıkıntı yaşayabiliyorlar. Ayrıca Petrov da, bu testte, resmi şekilde F1 aracı kullanan ilk Rus olarak tarihe geçti. Aslında Petrov (ve USF1'in tek pilotu Jose Maria Lopez) hakkında uzun uzun başka bir yazı yazmak lazım. Ayrıca sponsorsuz sarı-siyah aracın, en güzel gözüken araçlardan biri olduğunu da sölemeden geçmeyelim.
Toro Rosso ise ilk defa Red Bull'suz görücüye çıktı. En belirgin teknik sıkıntılar yaşayan takım da onlar oldu yine. Bakalım bu sene, tek başlarına üretici olmanın yükünü ne derecede kaldırabilecekler.

Son not da seyircilere gitsin. Yazılanlara göre, Valencia'daki ilk testi izlemeye 38000 civarında seyirci gelmiş, uzun trafik kuyrukları oluşmuş. Bu sayı genel olarak Türkiye GP'sini izlemeye gelenlerden daha fazla, maalesef. Yani oturmuş bir motorsporları kültürü olan ülkelerin bu işe merakını net bir şekilde göstermiş oluyor. Bir yandan da bu sezonun, daha başlamadan ne kadar ilgi çekeceğini de gözler önüne seriyor. Alonso'nun Ferrari debut'su, Mclaren'in yeni aracı ve tabi ki Schumacher efekti. 2010 gerçekten kımıl kımıl olacak!
Ve Rezervlerde Nick Heidfeld
Quick Nick, bugün Merc GP tarafından rezerv ve test pilotu olarak açıklandı. Merc için iyi, Nick için orta şekerli bir haber. Takım, pilotlarından birine herhangi bir şey olursa, aracını gözü kapalı teslim edebileceği birini buldu. Heidfeld ise 2010'da arkalardaki bir takımla yarışmaktansa önlerdeki bir takımın test pilotu oldu. Yine de Quick Nick'i bu sene yarışlarda göremeyecek olmaz üzücü.
03 Şubat 2010
Campos vs Stefan

2010 sezonu yaklaşırken hemen hemen her takım, hazırlıklarını bir seviyeye kadar tamamladı. Bir tek Campos Meta'dan ses yok. Bernie, onların Bahreyn'de gridde olabileceklerinden şüpheliydi. Takımdan gelen bütün haberler de bu şüphelerin haklı olduğuna dair. Hiç bir teste katılmayacaklarını açıkladılar ve henüz bir araç tanıtım tarihi vermediler. Yine de ellerinde bir koz var. F1 Komisyonunda tartışılan konulardan biri, yeni takımların 3 yarışa gelmeme haklarının olacağı ve bu hakkı istedikleri zaman kullanabilecekleri idi. Yani yeni bir takım, sezonun ilk 3 yarışını kaçırıp 4. yarış olan Çin'de sezona başlayabilir. Bu da Campos Meta'nın eline çok değerli vakit veriyor.
Campos Meta sorunlarla boğuşurken, Stefan GP dolu dizgin hazırlık yapıyor. Gridde şu an için yerleri yok, ama Bahreyn'e 40 feet'lik konteynerle mal yolladıklarını açıkladılar ve eklediler: "Kendimizle övünüyoruz". Bu son derece "mütevazi" takım, eğer yarışmalarına izin verilirse çok ciddi bir sürpriz yapabilirler. Çünkü ellerinde rüzgar tünelleri, Ferrari bilgilerini Mclaren'e sızdıran Brian Coughlan, geçen seneki yalan skandalından sonra Mclaren'den ayrılmak zorunda olan Dave Ryan ve satın aldıkları Toyota F1 takımı (ve onların dizaynları) var. Yani aslında ciddi anlamda hazırlar. 3 yarış kaçırma kuralının, onların dezavantajına olduğu kesin ama 2010 gridinde olmak için hala çok ciddiler ve beklemeye hazırlar! Yine de Nakajima seçimi ile nasıl bir yanlış yaptıklarının farkında olmadıkları açık. Başta Nick Heidfeld olmak üzere, takımların test pilotlarına bir yandan da yarış koltuğu vermek, kamikazeleri gride döndürmekten çok daha mantıklı bir seçenek bence.
Adrian Newey
Valencia testlerinde iki gün geride kaldı, bugün üçüncü ve son gün. 7 takım, yeni araçlarıyla testlerde boy gösteriyor. Peki hepsinin ortak özelliği ne? Hepsi, araçlarını geliştirirken geçen seneki Red Bull'un aerodinamisinden esinlenmişler. Uzun ve kıvrımlı burunlar, bu senenin en belirgin özelliği hatta. Peki, yeni kural değişikliklerine en iyi cevabı vermesiyle tanınan Adrian Newey napıyor? Takımıyla beraber rüzgar tünelinde ve ilk teste gelmediler. Tekrar düşününce çok mantıklı. Takımlar, Newey'nin geçen sene yaptığı yenilikleri kopyalarken o, bu senekiler üstünde daha çok rüzgar tüneli testi yapıyor ve yeni aracı rakiplerine daha geç gösteriyor. Son derece akıllıca!
Vettel-Newey-az benzin harcayan Renault motoru? Şimdiden heyecan verici bir birliktelik...
PS: Yazdıklarımın konfirmesi şu anda geldi. Christian Horner, Adrian ve takıma daha fazla rüzgar tüneli zamanı tanımanın, kendileri için bir risk oluşturmadığını belirten bir açıklama yaptı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
