Force India etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Force India etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2010

Adu Dhabi'den Inciler

Tatilde olduğum için çok fazla yazamıyorum ve bu heyecanlı şampiyonluk mücadelesinin hakkını veremiyorum ama son yarış sırasında aklımdan geçen bazı şeyleri yazayım istedim. Inşallah haftaya daha fazla şey yazarım. Bu arada herkese iyi bayramlar...

- Herkes "acaba Vettel, Webber'e yardım eder mi" diye tartışırken hiç beklenmeyen oldu ve ilk 10 tur, Alonso dördüncü-Webber beşinci giderken Webber, Vettel'e şampiyonluk yolunda yardım edecek bir duruma düştü. Alonso'yu geçse takım arkadaşını şampiyon yapacaktı. Sonuçta Alonso'yu geçmedi ama dibe inerken onu da dibe çekti. Webber'in pitstopu yüzünden Alonso da defansif bir hamle ile pite girdi ve orada şampiyonluğu kaybetti.

- Yarıştan sonra podyuma, Red Bull'u temsilen çıkan kişinin Helmut Marko olması çok ironikti. Bütün sezon Vettel'i el üstünde tutan ve Webber'i bastıran birinci kişiydi Marko ve kendinin haklı çıkmasının keyfiyle podyumdaydı. Acaba Webber şampiyon olsa yine podyuma çıkar mıydı? Webber ile sarılırlar mıydı? Ne olursa olsun Helmut Marko'nun projesi, Vettel, başarılı oldu ve Red Bull, Webber'e yaptığı bütün haksızlıklardan doğruyu yapmış olarak çıktı. Hayat ironik!

- Ferrari, bütün sezon pist üstünde araç geçmekte zorlandı. Vettel veya Hamilton arkalara düştüklerinde rakiplerini vızır vızır geçmeyi başarırlarken, geriye düşen Alonso veya Massa hiç bir zaman, pist üstünde rakiplerini çıtır çerez geçemediler. Bu da son yarışta suratlarına vurulan tokatın başlıca sebebi oldu. Alonso'nun yarışın dörtte üçünde Petrov'u geçemediğinden şampiyon olamaması tam bir utanç kaynağı.

- Almanya, Vettel'in başarısı ile sevinçten uçarken Italya ise Ferrari'nin şampiyonluğu bu şekilde kaybetmesinden dolayı kızgın. Politikacılar bile Ferrari'yi suçluyorlar. Luca di Montezemolo ise lafı yapıştırmış resmi siteden: "Bakan Calderoli, hayatı boyunca, Ferrari'nin ülkesi için yaptığını yüzde birini yapmış olsaydı cevap vermeye değer bulurdum". Ağır gelmiş!

- Rosberg de sezonu, Kubica'nın 6 puan önünde bitirdi. Uzaktan takip ettiğim, şampiyonluk mücadelesinin yanında göz ucuyla kaçırmadığım bir rekabetti ikilininki. Brezilya'da Nico öne geçti, Abu Dhabi'de de "best of the rest" olmayı başardı. Iki pilotun da sezon boyunca çıkardığı işin gerçekten süper olduğunu eklemeden geçmeyelim.

- Takımlarda ise orta sınıfın 3 oyuncusunun rekabetini hevesle bekliyordum sene başında. Kubica etkisiyle Renault, bu oynu erken bitirdi, 5. oldu rahat rahat. Ama Williams ile Force India, son yarışa kadar dişediş geldiler. Force India sezonun ilk yarısında, Williams ise ikinci yarısında parladı. Ve sonunda Ingilizler, Hintlileri bir tek puan ile geçip ekstra milyon dolara kondular. Ilk yaptıkları iş ise 5 yıl aradan sonra kendilerine ilk polü getiren Hülkenberg'i sallamak oldu.

- Bu senenin en beğendiğim takımlarından biri de Lotus. Yeni takımların lideri olup önemli TV yayın hakları parası almayı başardılar. Ama seneye bu parayı alabilecekler mi, soru işareti. Çünkü Lotus adı ile ilgili sıkıntılar var, daha önce uzun uzun yazmıştık ve bu yüzden de kazandıkları parayı alamama ihtimalleri, az da olsa, var. Ama seneye siyah-altın renkleri ile yarışacaklarını açıkladılar ve içim şimdiden cız etti. Evet, Lotus klasik renkleri yeşil-sarı ama benim için Lotus hep John Player Special renkleri olmuştur. Ne mutlu bunları tekrar görecek bizlere!

- Yakın zamanda bizim yarışmanın sonucunu açıklıyor olucam. Ben de daha bakmadım ama bakan herkes de sonucu görecektir zaten. Yine de yazılmalı ve herkese teşekkür edilmeli. Bunun dışında biraz silly season yazar, sonra da genç pilot testine geçeriz haftaya.

27 Ağustos 2010

Red Bull'un Eksik Parçası

Hem geçen sene hem de bu sene, Red Bull ekibi Adrian Newey önderliğinde şahane bir araç yaratırlarken bir konuda ağlıyorlardı: Renault motoru. Motorların dondurulması ile beraber tedavüldeki diğer motorların, beygir gücü olarak arkasında kalan Renault ile yarışan Red Bull, açık veya kapalı kaç kere dert yansa da bir türlü istediklerini alamadılar. Istedikleri neydi peki? Kendi motorlarının da Mercedes'ler kadar güçlü olması. Veya Mercedes'in kendisi.

Geçen yaz takım bunu çok denemiş ama spora artık kendi takımıyla katılan Mercedes, yeteri kadar müşterileri olduğu için kendilerini reddetmişti. Muhtemelen ne kendisi, ne de en önemli müşterisi Mclaren, böyle bir durumdan memnun olabilirlerdi. Düşünsenize, RB6'nın Mercedes motorlu (ve bir bakıma geçilemez) olduğunu. Eminim seyirciler olarak biz de bayabilirdik.

Bambaşka bir hikaye... Dikkatinizi çekmiştir, Force India, sene başında bazı ödemelerini yapmadığı için icra tehlikesiyle karşılaşmış, ödemeleri geç de olsa yapmış ve dertsiz tasasız yoluna devam etmişti. Bir kaç aydır da rüzgar tüneli firması Aerolab ile hukuki yollardan savaş veriyorlar. Force India, Aerolab'i, kendilerinden elde ettikleri bilgileri Lotus ile paylaşmakla suçluyor. Aerolab de Force India'yı ödemelerini yapmamakla. Ikinci dava geçen hafta Force India aleyhinde sonuçlandı ve 1 milyon euro ceza ödemek durumunda kaldı takım. Diğer dava ise devam ediyor.

Peki iki hikaye ne alaka di mi? Şudur: Force India, ödemelerini yapmakta sıkıntı çekiyor. Ve ödeme yaptığı firmalardan biri, motorlarını tedarik eden Mercedes. Ve Mercedes, 2011 için Force India'ya motor vermeye çekinceli davranıyor. Bu da Mercedes motorlarının bir başka takıma daha verilebileceği anlamına geliyor. Red Bull? Neden olmasın, çok iyi bir araba, yıldız aerodinamist, yıldız pilot, muhtemel bir şampiyon takım/pilot.

Peki Mercedes, koynunda yılan beslemek ister mi? Ben olsam böyle bir yılanı besleyebilirdim. Böylece hem Mclaren, hem Mercedes hem de Red Bull takımlarının verileri elimde olurdu. Sakla samanı gelir zamanı. Ama Mclaren bunu ister mi? Kime ne aslında değil mi, herkes kendi işine baksın. En azından Christian Horner böyle derdi. Ama Mclaren'dekiler enayi olmadıklarından, geçen sene Mercedes ile yolları ayırırken (stratejik partnerlik olarak), Mercedes'in hangi takıma motor sağlayacağı konusunda veto haklarını ellerinde tuttular. Ve ben Martin Whitmarsh olsam, Red Bull'un Renault'dan Mercedes'e geçmemesi için elimden geleni yaparım.

Tabi bunlar hep söylenti, Force India parasını öder, motorunu alır belki de seneye. Ama RB7'nin Mercedes motorlu olduğunu düşünmek bile, bir daha ki senenin sıkıcı geçebileceğine işaret ediyor. Martin Whitmarsh, Vijay Mallya'nın elini ne kadar da sıkı sıkıya tutuyor değil mi?

09 Şubat 2010

Yeni Force India: VJM03


Bugün Force India, 2010 aracını tanıttı. Mclaren tarzı bir sharkfin motor kapağını, VJM03'te de görebiliyoruz. Vijay Mallya, geçen sene elde ettikleri başarılı performansın devamını göstermek istediklerini söyledi, zaten başka ne söyleyebilirdi. Ama önemli olan kısmı, bu sene bu dediklerine daha fazla insan şimdiden inanabiliyor. Geçen sene başarı sözü verirken genelde gülüp geçiyordu herkes.

Bunun yanında pilot istikrarı ve geçen seneki gibi son dakikada motor-vites değişimi yapmak zorunda olmadıkları için, daha ileriye daha rahat gidebileceklerini düşünmek hayal değil. Iyi şanslar şimdiden. Yarın yeni Red Bull görücüye çıkacak, onun daha heyecan verici olacağı ise kesin.

21 Ocak 2010

2010 Sezon Değerlendirmesi - Takımlar ve Pilotlar Pt.2

Serinin önceki yazıları: Takvim, Takımlar ve Pilotlar Pt.1

Ilk bölümde şampiyonluğa oynayan takımlardan bahsetmiştik, bu sefer kuvvetle muhtemel midfield'ı oluşturacak takımları mercek altına alıyoruz.

Williams: Eski günlerini bu kadar şiddetle arayacağını hiç düşünmezdim Williams'ın. Ellerinde Nico Rosberg gibi bir yetenek ve sadece 3 takımda olan çift difüzörle bile son derece silik bir 2009 geçirdiler. O yüzden Sam Michael'ın bugünkü sözlerine şaşırmamak lazım: "2010 aracı, 2009'un evrimi değil, sil baştan yeni bir araç". Başa oynayan bu kadar takım olmasına rağmen araladında Williams'ın ismini anmıyor olmamız, ne hale geldiklerinin kanıtı. Ayrıca bu sene Rosberg'i de kaybettiler. Ama bir Nico gider, bir Nico gelir. Geçen senenin GP2 şampiyonu Nico Hulkenberg, bir çok kişi tarafından üstün kabiliyetli olarak anılıyor. Menajerliğini, Schumacher'in de menajeri olan Willi Webber'in yapıyor olması da ayrı bir işaret. Yanında da Brawn'dan kopan Barrichello var.

Williams'ın 2010 için kaybedeceği çok şey yok, bir başka silik sezon olarak tarihe geçebilir onlar için. Eğer bu trend devam ederse, eski takımlar arasında son sıraya bile inebilirler. Takımda çok soru işareti var ama galiba 2010'a başlarken yaptıkları en iyi şey, Nakajima'dan kurtulmaktı. En azından artık ön kanat giderlerinde ciddi bir düşüş olur. Ne de olsa zaman, tasarruf zamanı.

Aslında, hemen hemen her takımda olduğu gibi Williams'ın da en büyük soru işareti, motoru. Cosworth'ün performansı ve benzin harcaması nasıl olacak? 2010'u siliklikten uzaklaştırmanın en hızlı yolu buradan geçiyor olabilir.

Renault: Adı belki aynı ama aslında bambaşka bir takım izleyeceğiz bu sene. Sezon sonu F1'den ayrılmak isteyen Fransızlar, imzaladıkları Concorde Anlaşması yüzünden kapanarak daha fazla zarar edeceklerini farkedince takımı ve isim haklarını, Belçikalı Genii Capital'a sattılar. Operasyonların başına da Eric Boullier geldi. Buradaki işlerin iyi gittiğine dair ilk işaret Kubica'dan geldi bile aslında. Daha önce menajeri vasıtasıyla takımın gidişatına göre devam edip etmeyeceğine karar vereceğini açıklayan Kubica, daha sonra takımda kalmaya karar vermiş. Bunu takımın iyi yöne gittiğine yoralım, etrafta başka adam gibi boş koltuk kalmadığına değil.

Boş koltuk demişken... An itibariyle griddeki en güzel boş koltuk, Renault'da. Kubica'nın takım arkadaşının kim olacağı belli değil. Burada iki ciddi aday var. Biri, ezelden beri Kubica'nın takım arkadaşı olmuş ve boşta olan Quick Nick; öbürü de geçen sene Hulkenberg'in ardından GP2 ikincisi olan ve peşinden Rus milyon euro'larını getirecek Vitaly Petrov. Buradaki arz-talep dengesi, ciddi şekilde Renault'nun avantajına. Griddeki en az benzin harcayan motorun da sahibi olarak, şampiyonluk adayı dörtlünün arasına karışması en muhtemel takım olarak görüyorum onları. Yalnız Robert Kubica, potansiyel bir podyum anında güzel gözükmek için hızlıca saç ektirmeli. Kafadaki boşluklar hızla büyüyor çünkü.

Force India: Geçen sene Spa-Monza sıralarında Force India, ilk defa patronlarının yatı haricinde bir sıralamada başa oynuyordu. Bu sene, aynı performansı devam ettirmenin yollarını arıyacaklardır. Ne de olsa Vijay Mallya'nın podyum hedefi verdiği Hindistan GP'si yaklaşıyor ama bir dakika, bu hedefe zaten eriştiler. O zaman tamam.

Şaka bir yana, baskının azalması, Force India'nın en büyük artısı. Hem hedeflerine ulaştılar, hem de yepyeni kurallara alışmak zorunda değiller. Bunun üstüne pilot olarak Liuzzi ve Sutil ile devam edeceklerini ekleyince, takım belli bir istikrarı yakalamış oluyor. Şimdi sadece, bu istikrarı puanlara dönüştürmeliler. Bu da bir hayal değil aslında.

Toro Rosso: Bu sene, Toro Rosso için belki de ilk gerçek test. Franz Tost'un takımı, ilk defa RBR ile olan bağlarını resmi olarak koparacak. Ayrıca ellerinde benzin düşmanı Ferrari motoru da var. Yine de, abi takım Red Bull'un masa altından kart geçireceğini herkes biliyor.

Yine de bu sorunlardan çok, takım, pilot tercihleri ile medyada yer alıyor. Scott Speed, Liuzzi günlerinden beri pilotlarını son dakikaya kadar belirlememe alışkanlığı edinen Italya'nın küçük takımı, bu sene de geleneği bozmuyor. Isviçreli Buemi, tek konfirme edilen. Jaime Alguersuari ise kapıda bekliyor. Takımdan gelen haberler, Ispanyol'un aslen bu koltukta oturduğu ama kontratla ilgili pürüzlerden dolayı konfirme edilmediği. Peki Ralf Schumacher ve Bruno Senna dedikodularına ne demeli? Kişisel olarak Alguersuari'nin takımda devam edeceğini düşünsem de bu tip belirsizlikler her zaman sıkıntı olarak geri döner diyorum. Toro Rosso'nun önünde dağınık bir puzzle var ve bu puzzle bittiğinde ortaya nasıl bir şey çıkacağını kimse tam olarak bilmiyor, kendileri bile.

8 takımı geride bıraktık, sırada yeni takımlar var. Daha gride çıkmadan Virgin olan Manor, adına yakışmaya çalışan Malezyalı Lotus, BMW'siz Sauber, her yerinden gizem akan Amerikalılar USF1 ve Bruno Senna'dan başka bir şeyi olmayan Campos Meta sıradaki yazıda.
Related Posts with Thumbnails