Malezya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Malezya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2011

Yarışma: Malezya Sonrası ve Çin

Itiraf edeyim, yarış sırasında uçakta olduğum için Malezya GP'sini izleyemedim, o yüzden sadece okuduklarımı biliyorum. Ama sıkılan birini görmedim. Güzel bir yarış kaçırmışız galiba. 

Malezya GP'sinin geleceği hakkında sorular sormuştum sizlere, cevaplarınız için teşekkür ederim. Ben de kendi cevabımı vereyim. Açıkçası ben de gece yarışı + yağmur olunca nasıl olacağını merak ediyorum. Ama bizde olduğu gibi Malezya'da da halkın bir motorsporları kültürü yok ve bunun gelişmesi çok zaman alır. Açıkçası ben, Sepang pistinin 5-10 yıl arası daha takvimde kalacağını, gittikçe eskiyen fasiliteler ve yeni gelecek pistlerle beraber Güney Afrika, Arjantin veya Avusturya'nın yanında tarih sayfalarına geçeceğine inanıyorum. 

Ve tabi ki puan durumumuz:
Sukullacı: (4)+6 = 10
Keyser Soze: (6)+4 = 10
Nazl_: (7)+2 = 9
Cihan: (3)+5 = 8
Sinan: (2)+3 = 5
Çekirdekçi Tayfa: (0)+3 = 3
Obiyah: (2)+0 = 2
Apoiantes: (0)+1 = 1

Bu hafta en çok puanı Sukullacı toplayarak Keyser Soze ile beraber liderliği paylaştı. Ama ilk dördü sadece 2 puanın ayırdığı düşünürsek, her an herşey olabilir. Nazlı, geçen seneki performansını devam ettiriyor, yeni gelenlerden Cihan ile Keyser Soze ise yarışmamıza şimdiden ciddi renk kattı. Bu hafta ilk tahminlerini yapan Çekirdekçi Tayfa ve Apoiantes'e de selam çakar, tahminlerini bizden esirgeyen Obiyah'ı sevgiyle de anarız bir yandan.

Ve Çin... Mclaren'in hem yarışlar hem sıralamada iyi gözüktüğü, Red Bull'un KERS hariç mükemmel olduğu bir ortamda Ferrari, bir hafta içinde sıralama sorunlarına çözüm bulabilecek mi acaba? Lastiklere daha nazik olan, bu yüzden yarış sırasında avantaj elde edebilen Ferrari'nin sıkıntısı da aynı şey aslında; lastiklere çok nazik oldukları için bir tur içinde ısıtamıyorlar ve sıralamalarda geride kalıyorlar. Peki Renault, podyum serisini devam ettirecek mi? Bu senenin iki büyük hayal kırıklığı Mercedes ve Williams, bu yarışta kendine gelebilecekler mi?

Çin hakkındaki soru da şu: Iki yarışta DRS sistemini gördük ve inceledik. Bu yarışta DRS sisteminin nerede kullanılacağı henüz açıklanmadı ama arka düzlükte kullanılacağı düşünülüyor. Sizce bu sistem, yarışları daha zevkli hale getiriyor mu, yoksa sezon başında korkulduğu gibi gereksiz mi? Ya da belki henüz bir fikir oluşturmak için erken de diyebilirsiniz. 

Son olarak da Çin tahminleri:

Pol: Vettel
Galibiyet: Vettel 
Podyum: Vettel, Alonso, Hamilton
EHT: Webber

02 Aralık 2010

2010 Ödül Töreni

F1 sezonu bitmiş ve sezon sonu testlerinden sonra herkes biraz soluklanıyorken, sene sonu ödüllerini dağıtmanın zamanı geldi sanki. Bu kategorileri de, adayları da, kazananları da kafamdan attım; yani sizin de ekleme ve yorum yapma serbestiniz mevcut. Okuyun, sonra da kendi düşüncelerinizi yazın.

Yılın Pilotları: Kubica, Vettel, Webber, Alonso, Rosberg ve Kovalainen
Yılın Takımları: Red Bull, Lotus, Renault (üçünün de seneye Renault motoru kullanacak olması enteresan)
Yılın Yarışları: Istanbul, Melbourne, Kore, Montreal, Malezya, Spa
Seneye Izlenecekler: Kobayashi, Alguersuari, Lotus, Schumacher
Yılın Çaylağı: Hulkenberg
Yılın Çatlağı: Kobayashi
Yılın Kamikazesi: Petrov
En Iyi Sıralama Turu Performansı: Hulkenberg (BRE), Hamilton (CAN)
En Iyi Yarış Performansı: Webber (MON ve ISP)


Yılın Pilotları:
-Kişisel olarak Kubica'nın, Renault aracıyla çıkardığı performansı, neredeyse BMW yıllarında gösterdiği performanstan daha iyi buldum. Zaten sene sonu listelerinde de ona hep yer verilmiş durumda ve bu şans değil. Kesinlikle daha iyi bir aracı ve bir sürü şampiyonluğu hakkediyor. Italyan sempatisi ve Italyan'ların ona olan sempatisinden dolayı Massa'yı baskı altına aldığı konuşuluyor.
-Vettel, şampiyon olarak aslında tabi ki bu listenin başında olması gerekiyordu ama sonuçta elinin altında bir Red Bull vardı. Ortaya koyduğu inanılmaz sürüşler ve felaket hatalarla hiç bir zaman ortalama bir performans sergilemedi. Ama ileride altın bir çağ olarak anılacak bu yılların en önemli aktörlerinden olduğunu gösterdi.
-Eğer Webber de Vettel kadar genç olsaydı, sadece Istanbul'da değil, heralde her yarışta çarpışabilirlerdi. Avustralyalı'nın, bu kadar iyi bir araca bu kadar geç ulaşması üzücü ama onun kadar inatçı ve profesyonel bir karakterin, seneye de aynı azim ile geri döneceğini düşünüyorum.
-Bu seneye kadar Alonso'ya bir antipati beslediğimi gizleyemem ama bu sene, işler kötü giderken ipleri eline alışı ve geriye düştüğü zaman bile vazgeçmemesi inanılmazdı. Ilk önce takımda kimin patron olduğunu Massa'ya gösterdi, sonra da takımını, azmiyle ileri taşıdı. Çok bariz bir pit hatasıyla şampiyonluğu kaybederken bile takımı suçlamaması ve optimizmi de alkışa değer.
-Geçen sene bu zamanlar herkes Schumacher'i konuşurken, şu an Mercedes denince akla sarı kaskıyla Rosberg geliyor. Aldığı podyumlar, bütün takım nerede yanlış yaptık diye düşünürken onun pist üstündeki savaşı, sessiz sedasız işini yapması, yakışıklığını bile gölgede bıraktı.
-Ve Kovalainen... Mclaren'den Lotus'a. Bir uçtan öbür uca... Böyle bir ortam değişikliğini çok olgun karşıladı ve hem diğer yeni takımların pilotlarını hem de kendi takım arkadaşını net bir şekilde geçti. Moralini bozmadan böyle bir performans çıkarmak kendisinin mental olarak ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Umarım RoC kazasını kolay atlatır.

Yılın Takımları:
- Klasik bir Adrian Newey; hızlı ama kırılgan. Araç olarak bütün sene, belki Monza ve Montreal dışında, en iyilerdi. Tartışmasız. Ama takım içi yönetim olarak aynısını söyleyemeyeceğim. Vettel'i, Webber'den üstün tutmak için çok sayıda ve çok mantıklı sebepleri var ama bunu yapmak vardır, bunu yapmak vardır. Ve Horner'ın, bunu yeteri kadar iyi yönetemediğini düşünüyorum, sonunda destekledikleri pilot şampiyon olsa bile. Ama araç olarak bir efsane ile karşı karşıyaydık, o ayrı.
- Renault, kendilerinden beklenmeyecek bir azim ile her yarışa yenilemelerle geldiler. Bu takımın geçen sene crashgate skandalı ile çalkalandığını düşündükçe o günler ne kadar uzak geliyor. Eric Boullier gibi sessizce işini yapan ve başarılı olan insanları da seviyorum. Ayrıca ellerinde Kubica gibi bir yeteneğin dışında önemli bir altyapı pilot kaynağı var. Buranın geleceği parlak bence.
- Lotus, bu senesini film projesi olarak Hollywood'a satabilir bence. Son anda gride gelip yarış bitirerek, yıl sonunda 10. olarak, Lotus Group ile verdiği savaştan ve her yerden bulduğu destekten, gerçekten rüya gibi bir sezon geçirdi Tony Fernandes ve Gascoyne. Seneye Red Bull ve Renault desteği ile orta sıraları da sallayacaklarına eminim.

Yılın Yarışları:
- Tabi ki şehrimin yarışını, yerinde izlediğim yarışı en başa koyucam. Ama o da öyle bir yarış oldu ki bütün sezonu kökten salladı. Webber-Vettel çarpışması hala konuşuluyor ve konuşulacak da. Mclaren'lerin düellosunu pist üstünde bitirmeleri ise sezon boyu burada suların durgun olmasını sağladı. Ferrari içinse dip oldu Istanbul, bir tokat.
- Lewis Hamilton'ın iterek bitirdiği sıralama turlarından Schumacher'in sert hamlelerine, Alonso'nun Mclaren'e geçilmesine çok güzel bir yarış oldu hakkaten. Lastik performanslarının çok belirleyici olduğu yarış da Pirelli'ye bir çok fikir vermişe benziyor.
- Olacak mı olmayacak mı derken Kore, yağmuruyla beraber o kadar kritik bir yarış oldu ki bir tur yerimizde oturamadık. Webber'in kazası, Vettel'in motoru, Schumacher'in kendine gelişi, Alonso'nun liderliğe oturuşu ve aslında fena da olmayan pist. Seneye görüşürüz Yeongam.
- Gönüllerin sezon başlangıcı Melbourne, bu sene bize, Bahreyn'de unuttuğumuz herşeyi hatırlattı. Burada Jenson Button'a da teşekkür etmeliyiz tabi bir yandan. Heyecansız tur geçtiğini hatırlamıyorum, en son koltukta zıplıyordum.
- Malezya'nın sıralama turları yarışından daha eğlenceliydi, doğruya doğru. Ferrari ve Mclaren'lerin, yeni takımlara bile geçilmesi, hele de sezonun bu kadar başında, lezizdi. David ve Goliath hikayesinin 2010 versiyonuydu.
- Spa her zaman güzel yarışlara ev sahipliği yapar zaten, şaşırtmaz. Ama bu sene Hamilton'ın mükemmel pilotajı ve klasikleşmiş yağmur sürpriziyle bizleri yine mest etti.

Seneye Izlenecekler:
- Kobayashi... Daha söze gerek var mı? Daha fazla özgüven, seneye daha iyi gireceğini düşündüğüm bir Sauber ve küçük gözler...
- Alguersuari'nin bu seneki gelişimi çoğu gözden kaçmış olabilir ama Franz Tost, ona ne kadar güvendiğini bu hafta açıkladı. Gerçekten de bazen mavi gözlü DJ Ispanyol'un ne kadar genç olduğunu unutabiliyoruz. 2. ful senesinde eminim çok daha iyi işlere imza atacaktır.
- Yukarıda da değindik Lotus'a. Çok kısa bir zamanda çok iyi bir iş çıkarmışlardı 2010'un başında. Seneye Red Bull ve Renault desteği ile teknik olarak en sıkıntı çektikleri alanları kuvvetlendirdiler. Ayrıca 2011'de siyah-altın renklerinde olacaklar. Daha ne olsun...
- Herkes bu sene sonunda bırakması gerektiğini söylese de bence sene içinde ne iyi ne kötü bir iş çıkardı Schumacher. Hatta sene sonunda kendine geldiği ve iyi yarışlar çıkardığını bile söyleyebiliriz. Kendi geliştirdiği bir Mercedes'te 2011'e beklenmedik bir damga vurabilir bence.

Yılın Çaylağı:
- Belki Petrov ondan daha fazla puan almış olabilir ama Hulkenberg'in altında, sene boyunca genel olarak, daha az rekabetçi bir araç vardı. Buna rağmen efsanevi bir pol pozisyonu almayı bildi. Petrov ise genelde kazaları ile akılda kaldı. O da fena performans sergilemedi ama bu bir "Hulkenberg gitmesin" çağrısı aynı zamanda!

Yılın Çatlağı:
- Suzuka'yı izlemek bile tek başına yeter ama Kobayashi'nin istikrarlı sürüşünün buna o geçiş hamlelerini sağladığını unutmamak lazım. Ayrıca gözlerinin küçüklüğünden dolayı daha rahat geçiş yaptığına dair demeci de F1'de artık pek görmediğimiz türden samimi. Seviyoruz bu genci, Erbatur kadar olamasa bile...

Yılın Kamikazesi:
- Her ne kadar Sutil, Kore'de önüne gelen her araca vurmaya çalışsa da bütün sezon boyunca daha istikrarlı bir şekilde araç parçalayan Petrov, bu kategorinin en başarılı ismi oldu. Genelde Japon pilotlara ait olan kamikaze kültürünü devam ettirdiği için kendisine Kamikaziov adını da layık görüyorum. Kutlarız kendisini, daha nice şasilere...

En Iyi Sıralama Turu Performansları:
- Herkesin şampiyonluk mücadelesine konsantre olduğu Brezilya'da bir anda ortaya çıkıp ikinci Vettel'e bir saniyede fazla fark atarak herkese küçük dilini yutturdu genç Alman. Bazıları abartıp Senna'nın 1988 Monaco sıralama turu ile karşılaştırsa da yine de tarihteki yerini aldı Hulkenberg.
- Red Bull'ların pol pozisyonlarda tulum çıkaracağı inancının virüs gibi yayıldığı günlerde Lewis Hamilton'ın, benzinsiz kalma pahasına attığı tur, onun ne kadar mükemmel bir pilot olduğunun kanıtı sanki. Sonrasında aracını itmekten de geri kalmadı tabi.

En Iyi Yarış Performansları:
Uzun zamandır bu kadar beklenmedik bir pilot, bu kadar dominant bir çift galibiyet almamıştı galiba. 2009 herkese Button gerçeğini gösterdiyse, 2010 Monaco ve Barcelona da bütün dünyaya Webber'i sundu: Gözlerinizin önünde bir şampiyonluk adayı var, artık onu da hesaba katın.

04 Nisan 2010

Yarışma: Malezya Sonrası

Malezya'da pilotlar arasında mücadele çok zevkli geçmedi, aynı zamanda tahmin yarışmasında da genel olarak herkes çuvalladı. Bir tek Mali Selışık, puanları ciddi şekilde topladı, farkı açtı.

Ilk önce pist üstünde kazananlara bakalım. Pol pozisyonunu Webber aldı, yarışı Vettel. Podyumda Vettel, Webber ve Rosberg vardı. En hızlı tur da Webber'e gitti.

Böylece Mali 7 puan almış oldu. Yani bu hafta 1 puanı geçen tek kişi oldu aynı zamanda. Bizim aramızdaki puan durumu da şöyle:

Mali Selışık: 2+7=9
Sinan Kolat: 2+2=4
Sportman: 0+1=1
Sukullacı: 0+1=1
Yağmur-Mehmet: 0+1=1
T.G: 0+0=0

Mali Selışık ve T.G'yi tebrik ediyoruz :) Kendi adıma bugün pistteki mücadelemden memnun kalmadım ama sezon uzun, bunu telafi edeceğime inanıp önümüzdeki yarışlara bakıyorum.

Malezya GP: Sonunda Red Bull

Yağmur gelmeyince, aslında beklediğimiz heyecanı bulamadık diyebiliriz. Neyse ki dünkü yağmurla Mclaren'ler ve Ferrari'ler geriye düştü de biraz zevklendi yarış. Yine de 3 yarışta 3 farklı pilot ve 3 farklı takım galibiyet aldı ve puanlar iyice birbirine yakın.

Red Bull'lar sonunda bekledikleri ve çoktan hakkettikleri galibiyeti elde ettiler duble yaparak. Burada Vettel'in ilk virajdaki mükemmel atağı ile liderliği almasına dikkat çekelim, o olmasa muhtemelen Webber yarışı kazanırdı. Aslında diyecek çok bir şey yok haklarında Malezya özelinde, bir Red Bull yazısı ise tek başına lazım.

Rosberg, Gümüş Oklar adına ilk podyumu yakalamış olsa da hala belli ki 4 Büyükler arasında son sırada onlar var. Kopan lastik bijonu Schumacher'i yarışdışı bırakmış olmasaydı da performans olarak çok ciddi bir tehdit olmadı hiç bir zaman eski şampiyon. Rosberg de hiç bir zaman Red Bull'ları zorlayamadı. Brawn-Haug ikilisi bunun farkında olduklarını söylüyorlar zaten, aradaki performans farkını kapatana kadar gelen bu puanlar, onları eminim mutlu etmiştir.

Mclaren-Ferrari savaşında ise bu sefer kazanan Mclaren oldu. Hamilton, 20. başladığı yarışta daha ilk virajda tırmanmaya başladı ve bir kaç tur sonra kendinden 4 sıra önde başlayan Toro Rosso'ları bile geçmişti. Aynı Toro Rosso'ları Ferrari'lerin geçmesi ise son derece uzun sürdü. Bu sırada Hamilton, ilk 10'a girmiş, pirana gibi turluyordu.

Daha sonra Jenson Button, Avustralya'daki gibi yine dominant taktiği belirleyen pilot oldu. Bu sene pitstoplar, belirli bir taktiktense diğer takımlara reaksiyon şeklinde olduğundan, hemen arkasındaki turlarda bir çok pilotu pite girer gördük. Geçen yarışta yumuşak lastiklerle 50 tur atan Button, bu sefer sert lastiklerle 50 tur atarak yarışı 8. bitirdi. Arada Massa'ya uzun süre direndi ve Alonso'yu arkasında tutmayı başardı. Hamilton ise çok büyük bir hızla yaklaştığı Sutil'i geçmeyi başaramadı ve 6. oldu.

Bu noktada Force India'lara da değinmek lazım. Ilk defa sıralamada iki araçlarını birden ilk 10'a soktular. Ama pazar günü ilk iki yarışta olanın tersi oldu; Liuzzi bu sefer şanssızdı, Sutil ise Hamilton'a, 300 Spartalı'nın Acem Ordularına yaptığı türden bir savunma yaparak 5. oldu. Seneye koşulacak Hint GP'sinde bu ikiliye verilecek desteği şimdiden merak ediyorum.

Ve Ferrari. Cumartesi gününün en beceriksiz gözüken takımı, pazar günü de kaderini pek değiştiremedi. Yarışın başında uzun süre Toro Rosso'ları geçemeyen kırmızılar, daha sonra Jenson Button'ı geçerken çok zorlandı. Massa, geç de olsa güzel bir hamle ile geçerken, Alonso, tam atağının ortasında motoru patlayınca yarışın bitimine 1 tur kala yarışdışı kaldı. Çok ciddi bir hayal kırıklığı. Ama Red Bull'un ilk iki yarıştaki hayal kırıklığından sonra bugünü yaşadığını varsayarsak, uzun sezonda Ferrari, yine çok avantajlı. Sonuçta hala iki pilotları sıralamada 1-2.

Bu yarışta dikkat çeken diğer bir nokta, bir çok pilotun dayanıklılık sorunu çekerek kaza yaşamadan yarış dışı kalması oldu. De La Rosa daha yarış başlamadan yarışdışı kaldı (hidrolik), Kobayashi çok iyi gittiği yarışta vites kutusu sorunu yaşadı, Schumacher'i yazdık, Alonso motor patlattı, Liuzzi ve Petrov da yarış sırasında araçlarını yana çekmek zorunda kaldılar. Uzun zamandır bu kadar mekanik sorunu bir arada görmemiştik.

Yeni takımların çekişmesi de sonunda eğlenceli bir hale geldi. Henüz eski takımları yakalayamasalar da en azından kendi aralarında güzel çekişiyorlar. Bu yarışta üstün olan taraf, net bir şekilde Virgin'di. Peki dizayn sorunu yüzünden yarış bitirecek kadar büyük bir deposu olmayan araç bunu nasıl yaptı? Ben bilmiyorum, bilen beri gelsin. HRT'ler de ilk defa pist üzerinde bir araç geçtiler, Lotus için büyük bir utançtır bu heralde. Yine de yeni takımların performansının ve dayanıklılıklarının her yarışta farkedilir derecede arttığı gözüküyor. Lucas di Grassi, sadece 3 tur geride bitirdi yarışı :)

Yarıştan hemen sonraki reaksiyonlarımızı böyle belirtelim ama hafta içinde yazılacak, konuşulacak çok şey var. Bir yandan da Ürdün Rallisi'nde olan olaylar var, onları da yazmak için sabırsızlanıyorum. 18 Nisan'da Çin GP'sini izleyemeyebilirim, Türkiye Rallisi'nde olmayı planlıyorum, bu sefer siz izleyin bana anlatın.

03 Nisan 2010

Malezya Sıralama Turları - Heyecan Yağmur Oldu Yağıyor

Ingilizce'de bir deyiş vardır, "sorting the boys from the men". Bebelerle adamları ayırmak diye çevirebiliriz. Yağmur, Formula 1'de tam olarak bu işi yapıyor. Malezya'nın geleneksel muson yağmurları, sezonun en büyük meydan okumalarından biri oluyor böylece.

Q1, hafif yağmur ile başladı. Araçlar geçtikçe pistte en azından yarış çizgisinin kuruyacağını uman Ferrari ve Mclaren, iki pilotunu birden garajda tutmayı tercih ederek nasıl bir hata yaptığını 20 dakika sonra anladı. Bu sırada bütün takımlar araçlarını hemen piste yollayıp zaman turlarını atlamalarını sağladılar. Q1 devam ettikçe yağmur azalacağına çoğaldı, pist kuruyacağına daha da ıslandı. Ve Massa, Alonso, Hamilton üçlüsü, ciddi yağmur altında yoğun yağmur lastikleri ile Q2'ye kalma savaşı vermek zorunda kaldılar, doğal olarak da başaramadılar. Böylece 3 şampiyonluk adayından Alonso 19, Hamilton 20, Massa 21. olarak sıralanacaklar yarınki yarışta. Tabi bu, aynı zamanda 2 tane yeni takım aracının da ilk defa Q2'ye kalması anlamına da geldi: Virgin'den Glock ve yerli takım Lotus'dan Kovalainen. Bir sürpriz daha oldu bu sırada. Zaman olarak Q2'ye kalan geçen yarışın galibi Button, aracını kum havuzuna saplayınca Mclaren, cumartesi gününü erken bitirmek zorunda kaldı.

Q1'in bebeleri listesinin başında Domenicali ve Whitmarsh yer aldı. Benim tavsiyem, bu iki arkadaşı Ross Brawn'ın yanına staj yollamak.

Q2'de sonuncu, tur atamayan Button oldu. Onun önünde Glock, onun önünde de Kovalainen yer aldı. Böylece yeni takımlar yarışında galip şimdilik Lotus olmuş oldu. Zaman zaman ağırlaşan, zaman zaman rahatlayan yağmurda Vitaly Petrov, ilk dakikalarda Michael Schumacher ile en hızlı zaman için mücadele etse de, son anda 11. kalarak Q2'den son elenen oldu. Yine de Rus pilotun, potansiyelini yavaş yavaş ortaya çıkarması sevindirici.

Bütün sürprizlerin ardından Q3'e 1 Sauber, 2 Force India, 2 Red Bull, 2 Mercedes, 2 Williams ve 1 Renault kalmış oldu. Enteresan bir bilgi: Q3'te pilotların yarısı Alman. Son seans başlamak üzereyken ciddi bir yağmurun yaklaştığı ve zaman turlarının hemen atılması gerektiğini söyleyen telsiz konuşmalarını dinledik fakat anlaşılan o ki onlar bile işin ciddiyetini anlayabilmiş değillerdi. Force India, ilk iki araç olarak yola çıkmaya niyetlenmiş ve pit çıkışında beklerken Kubica'nın yandan gelip onları geçmesi son derece enteresandı, buna ceza gelecek mi, kurallara uygun mu ben emin değilim. Ama muhtemelen uygundur (bknz 2008 Kanada pit çıkışında yanyana duran Kubica ve Raikkonen ile Raikkonen'e arkadan bindiren Hamilton). Ama o tur içinde aşırı yağmurdan seans, kırmızı bayraklarla durdurulunca bunun bir önemi kalmadı tabi ki. Yaklaşık 15 dakika sonra yeniden seans başlatılırken bu sefer Force India'ları arka arkaya değil yan yana gördük böylece, eğlenceli bir not olarak onu da geçelim. En başta Sutil ile Kubica'nın atışmalarına tanık olduk fakat sonra asıl favoriler sahne aldı. Webber, 2. Rosberg'den 2 saniye daha hızlı bir turla pol pozisyonu yakalamış oldu. Rosberg ise Mercedes'i ilk defa ilk çizgiye taşımış oldu bu sonuçla, aynı zamanda 3. kere üstüste Schumacher'i (the Rainmaster'ı) geride bıraktı. Vettel ise takım arkadaşının arkasında 3. cepten kalkacak. Onların arkasında Force India'nın cumartesileri iyi, pazarları şanssız olan pilotu Sutil var. Bakalım pianist ruhlu Alman, bu sefer şanssızlıklarını kırabilecek mi? Bir başka genç Alman Hulkenberg, 5. olarak sonunda hakkettiği şekilde dikkatleri üstüne çekebildi. Yanında da Kubica olacak. Kubica'dan bir sürpriz bekliyorum kesinlikle, 6. kalmayacaktır. Onların arkasındaki çizgide ise bir rakı sofrası kurulup muhabbetler dinlenebilir çünkü yılların takım arkadaşları Barrichello ve Schumacher, 7. ve 8. olarak sıralanıyorlar. Onların hemen arkasında Sauber'in sürprizi Kobayashi ve son olarak da Force India'nın cumartesileri yavaş pazarları istikrarlı pilotu Liuzzi var.

Böylece sıralama turlarında Ferrari ve Mclaren, yaptıkları hatalarla rakipleri Mercedes ve Red Bull'a ciddi avantaj vermiş oldular. Bu sefer Webber ile Vettel'in bu hediyeyi kaçırmayacaklarını düşünüyorum. Aynı zamanda genç ve potansiyelli pilotların da günü oldu bugün. Petrov, Kobayashi, Hulkenberg ciddi performansları ile ileride ne yapabileceklerini gösterdiler. Yine de kendini kanıtlamak isteyen Rosberg, yağmur ustası Schumacher, Kubica ve arkalardan gelip olabildiğince zararlarını azaltmaya çalışacak Alonso-Hamilton-Massa üçlüsü, yarınki yarışta izleyecek çok şey verecek bize. Ama en çok garanti verebileceğim şey, yarınki yarışının yıldızının yine yağmur olacağı.

Yarın sabah 11'i iple çekiyorum, muhtemelen çoğunuz gibi.

31 Mart 2010

Yarışma: Malezya GP


Bu haftasonu, sezonun 3. yarışı olan Malezya GP, Sepang pistinde koşulacak. Bu demek ki yarışmaya kaldığımız yerden devam edebiliriz.

Havanın yağışlı olacağı tahmin edildiğine göre, akıllara iki yarışı getirelim. Biri bol yağmurlu geçen ve yarısında durdurulan geçen seneki Malezya GP'si, öbürü de geçen haftaki yine yağmurlu ve süper zevkli Avustralya GP'si. Yani sonuçlar herşeye açık.

Kendi tahminlerimi yazayım, yorumlarda sizinkileri bekliyorum.

Pol Pozisyonu: Vettel
Yarış Galibiyeti: Hamilton
Podyum: Hamilton-Vettel-Alonso
En hızlı tur: Vettel

Not: Mali Selışık, sen farketmesen de ben farkettim, Webber'in en hızlı turunu bilmişin. O yüzden durum 2-2.
Related Posts with Thumbnails