sponsor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sponsor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2011

Cash is King! (Sponsorluk Denemesi)

Bu aralar taktığım bir konu paranın F1'deki etkisi. Yalan Rüzgarı dedik, Petrov dedik, Maldonado dedik, Karthikeyan dedik. Yani en üst takımlar hariç, 26 koltuğun çoğu satılık durumda. Üzücü bir durum ama takımların, bu sıkıntılı ekonomik durumlarda sponsor parasına sarılması zaruri.

Bir süre önce twitter'da, THY niye Formula 1'e sponsor olmuyor diye bir muhabbet dönmüştü. Gerçekten de uçan kuşa sponsor olan havayolumuz, ülkemizde can çekişen F1 yarışına sponsor olsa, eminim takvimde kalmamıza dair ümitlerimize çok büyük etkisi olur. Benim duyduğum kadarıyla THY'nin bu tip bir sponsorluktan çekinmesinin sebebi, kazalarla ilişkilendirilmek.

Peki dünyada durum nasıl? Şu anda Qantas Avustralya'ya, Etihad Abu Dhabi'ye, Gulf Air de Bahreyn'e sponsorluk yapıyor. Virgin markasında bir kaç havayolu bulunduğunu, Lotus'un patron Tony Fernandes'in AirAsia'nın sahibi olduğunu da unutmayalım. Yani dünya çapındaki havayollarında genelde böyle bir durum yok.

THY'nin uzun vadeli planlarında dünyada önemli bir aktör olma, filo büyütme ve bunun promosyonunu da spor üstünden yapmak varken daha ne kadar uygun olabilir Türkiye GP'sine sponsor olmak diye düşünüyor insan. Isim sponsorluğu için istenebilecek bedel konusunda bir fikrim yok ama 1) Manchester United veya Barcelona'ya sponsor olmaktan çok pahalı olmasa gerek, 2) bütün sene markanın, devamlı anılacak olması muhtemelen o bedele değer. Türkiye GP'si ile yapılacak bir senelik deneme anlaşması eminim iki taraf için de bu işin olurunu ortaya koyacaktır.

Bir beyin fırtınası yapalım. 2010'da Türkiye GP'sinin adı 2010 Formula 1 Turkish Airlines Turkish Grand Prix olsaydı... Sezonunun en önemli dönüm noktalarından biri olan Webber-Vettel çarpışmasının ardından aylarca, hatta sezon bittikten sonra sezon özetleriyle tekrar tekrar THY adı bütün dünyaya yayılacaktı.

Başka bir fikir: Bir pistin, geçmiş/kültür yaratabilmesinin en önemli noktalarından biri virajları. Ve bizde öyle bir viraj var ki, bu kadar kısa zamanda tarihin en iyi virajları arasında yerini almış durumda. Bütün pilotlar, yazarlar, takım patronları buradan bahsediyor. Yeni yapılacak pistler, kendilerine bunun kopyasını yapıyor. Ama biz bunu bir kültüre, bir yaşanmışlığa döndüremiyoruz. Nasıl döndürebiliriz? Oraya bir ad vererek. Hermann Tilke pistlerinin en önemli dezavantajlarından biri suni olmaları, 1. viraj, 2. viraj vs... Oraya mesela F1 lastiklerini Türkiye'de üreten Pirelli, ismini verse. Pirelli virajı. Veya aynı şekilde THY virajı, son yasakların üstüne Efes Virajı mesela. Veya bir sigorta şirketi, oraya ismini verdikten sonra reklamında orada yoldan çıkan araçların görüntüleriyle sükse yapmaz mı? Yarışa adını vermek gibi pahalı bir şey olacağını da zannetmiyorum. Aynı şekilde arka düzlüğümüzün ortasındaki kırılma bölümüne veya sondaki 3 yavaş viraja ad verilse yarışımızın havası ne kadar değişir bir anda. Buradan gelecek paralarla biletler de daha ucuz olabilir. Daha ucuz bilet, daha fazla insan. Işte Bernie Ecclestone'ın ülkemiz hakkında dediği motorsporları altyapısı yok eleştirisinin asıl karşılığı bunlardır bence.

Bir fikir de uluslararası şirketler ve FIA için. Herşey takım, yarış, pilot bazlı düşünülüyor, bunların marketing değeri üzerinden hesaplanıyor. Ama Formula 1'in de kendi değeri var açıkçası. Bu da bir sponsor çekebilir açıkçası. Mesela şu anda spordaki en büyük sponsorlardan olan Santander, Formula 1'e sponsor olabilir; Santander Formula 1 Championship. Veya pilotlar şampiyonasına bir, markalar şampiyonasına başka bir sponsor bulunabilir ama bu biraz kafa karıştırabilir. Ilk bakışta garipsenebilecek bile olsa, bakarsanız çok uzak değiliz buna. Sonuçta DHL Fastest Lap yarışması yapılmıyor muydu? Bunu, FIA'nın herkes için aldığı bir havuz sponsor olarak algılarsak, yani buradan gelecek gelirin takımlara dağıtıldığı ve takımlara ekstra gelir sağlandığı bir ortamda daha eşit bir rekabet ve takımların sponsorlara karşı ellerinin daha sağlam olduğu bir ortam oluşmaz mı?

Paranın, sporun ruhuna zarar verdiği tartışmalarının ortasında belki çok kapitalist bir yazı gibi durdu ama sponsor gelirlerinin, diğer bütün sporlar gibi Formula 1 için de çok önemli olduğu bir ortamda, bu parayı nasıl daha iyi kullanırız ve sporun gelişimine katkı sağlarız diye düşünmek, para sporun ruhunu öldürüyor demekten daha yararlı.

07 Ocak 2011

Formula 1'de Yalan Rüzgarı

Narain Karthikeyan, twitter hesabından 2011 yılı için HRT ile anlaştığını açıkladı. Kime ne tabi ki, yediği turlar dışında bir tek yaptığı kazalarla üçer beşer saniye ekrana ya gelir ya gelmez. Ama bir süredir yazmak istediklerimi toplamak için çok güzel bir gelişme oldu.

Şunu farkediyorum ki son zamanlarda Formula 1 camiasından bir sürü saygın isim, çıkıp herkesin gözünün içine baka baka yalan söylüyor.

HRT'nin teknik patronu Colin Kolles (Karthikeyan ile Jordan-Midland günlerinde ve Le Mans 24 Hrs'da beraber olan kişi aynı zamanda), Hint pilotun eskisine göre kendisini geliştirdiğini ve çok daha iyi olacağını belirtmiş haberlerde. Michael Schumacher'in 3 sene ara verip geri geldiğinde hiç bir şey yapamadığı F1'de, Karthikeyan 5 sene ara vererek harikalar mı yaratacak? Bu hazırlığı NASCAR Truck serisinde mi yaptı? Ayrıca Hint pilot ne yaparsa yapın, HRT fark yaratabilecek mi? Peki bu soruların cevabı bu kadar belli ise Colin Kolles niye böylesine alenen yalan atıyor?

Cevap Tata. Ve peşinden gelen sponsorluk parası. Çünkü HRT, ilk yılında (bence) Virgin'den daha iyi bir iş çıkarmış olsa da bu sene ne durumda olacakları bir soru işareti. Williams ile bir arka taraf anlaşmaları var ve eminim önemli bir adım olacak ama takımın sahibi Carabante ailesinde, bu işe yatıracak başka para yok. Toyota ile araç geliştirme anlaşmalarının, ödemelerde aksama yüzünden iptal olduğunu hatırlarsak Williams ile olan anlaşmalarını devam ettirmek için sponsorluk desteğinin çok büyük önemi var.

Tata ve Karthikeyan da atlayabilecekleri son güzel trene atladılar. Bu sene ilk Hindistan GP'si yapılacak ve Rusya'dan gelecek kadar sponsorluk, Hindistan'da da var. Niye bu fırsat kaçsın ki?

Peki geçenlerde Adam Parr'ın attığı yalanlar... Pastor Maldonado, parasıyla Williams koltuğuna geçmemiş. GP2 şampiyonu, hızıyla bu koltuğa yerleşmiş. Peki keramet Venezüela'nın desteğinde değilse, bir önceki senenin GP2 şampiyonu, kendinden daha uzun süredir bu seride yarışan takım arkadaşı Maldonado'yu cebinden çıkaran ve halihazırda 1 senelik F1 tecrübesi bulunan Hulkenberg niye takımdan uzaklaştırıldı?

Bu konuda en dürüst davranan Renault oldu şu ana kadar. Petrov'a 2 senelik daha sözleşme imzalatırken Rus pilotun öğrenme devresini bitirdiğini (yani boktan bi sene geçirdiğini) belirttiler ve Rusların kendilerine olan ilgisinden ($$$) mutlu olduklarını belirttiler. Delikanlı stayla. Lotus olayı ise başka bir muamma, ona girmiyorum.

HRT'ye geri dönersek... Şu anda F1 gridindeki tek boş koltuk onlarda ve bunun tadını çıkarmak isteyeceklerdir. Takım şu anda, Force India ile olan sözleşmesinin durumu belli olmayan Liuzzi'yi bekliyor karar vermek için. Yarışmak istediğini açık açık söyleyen Liuzzi, eğer Force India tarafından kapı dışarı edilirse mecburen HRT'ye gelecek. Yoksa takım, onun yerine yine sponsor paralı birini yarıştıracak. Bruno Senna ise kesinlikle yarışmayacaklarını açıkladılar. Karthikeyan geldiğine göre Karun Chandok'un da kendine yer bulması zor gözüküyor.

Sıfır baskı, Williams desteği ve Cosworth motoruyla HRT, artıları olan bir takım şu anda. Ama bana kalırsa Ispanyolların en büyük artısı, ellerinde bulundurdukları gride girme hakkı. 2013 motor kurallarının şimdiden belli olduğu bir ortamda, spora girmeyi/geri dönmeyi düşünenler için HRT, mükemmel bir baz. Giriş hakkı var. Fiyatı sudan ucuz. 3 sene boyunca ekibini ve mühendislerini baskıdan uzak olarak yetiştirme imkanı. 2013'ten sonra da ciddi bir sıçrama ile ortanın üst tarafına (Renault gibi) veya üst takımların sonuna (Mercedes gibi) yerleşme imkanı. Eğer bu 3 sene içinde geri kalarak marka değerinin zarar göreceğini düşünüyorsan ismini vermeden yap. Carabante'nin yerinde olsam VW-Porsche, Toyota ve Honda'yı şu an acayip kızıştırır, elinde çok çok az şey bulunan takımımı F1 dünyasının en kilit noktası gibi pazarlardım.

Bir soru da benden: Karthikeyan gibi F1'den 5 sene önce ayrılan, haftaya 34 yaşına girecek NASCAR Truck Series'den gelecek birine bu kadar destek veriliyor da daha geçen sene yarışmış ve aslında fena işler de yapmamış genç Chandok'a aynı destek verilmiyor da kariyerinde ilerlemesine olanak sağlanmıyor?

Related Posts with Thumbnails