2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06 Haziran 2011

Taktiklerinden Kurtul!

Formula 1 ile Bahreyn'in ilişkisinden dolayı motorsporları camiasının yeteri kadar konsantre olamadığı önemli gelişmeler de oldu geçen hafta. Dünya Ralli Şampiyonası'nın en önemli rallilerinden Monte Carlo, sezon başlangıcı olarak takvimdeki yerine döndü. Bir süredir sadece IRC takviminde bulunan tarihi yarış, bu sene iki kategoride de koşulacak. Bu demektir ki Col de Turini, kar atan seyirciler, asfalt-kar-buz karışımları WRC'ye geri dönüyor.

Aslında bunun arkasında WRC'de çok daha ciddi değişikliklere yol açacak başka bir gelişme daha oldu. Bir çok ajans, Monte Carlo kararını öne çıkarsa da asıl önemli gelişme, ekiplerin yarışlardaki başlama pozisyonları ile ilgili oldu. Kısaca anlatalım.

Son bir kaç yıldır rallilerin ilk gününde, şampiyona lideri birinci, şampiyona ikincisi ikinci ve bu şekilde başlardı. Toprak rallilerde, ki takvimin çoğu da toprak ralliler, önde giden araçlar yolu süpürür ve dezavantajlı duruma düşer. Arkadan gelenler, yani yaklaşık beşinci, altıncı sıradakiler de oldukça avantaj kazanırlardı. Mesela o yüzden Loeb'ün Sardinya Rallisi'nde her gün öne başlamasına rağmen kazanması çok önemliydi. Ilk gün ekipler, şampiyonadaki sıraları ile yarışa başlarken ertesi günlerde herkes, önceki günü bitirdiği pozisyonda başlıyordu yarışa. Bu yüzden de gün sonlarında ekipler, yavaşlayarak diğerlerinin kendisini geçmesini, böylece ertesi gün daha avantajlı bir yol pozisyonunda başlayıp atak yapmayı planlıyorlardı. Bu tip taktikler, bir yerden sonra gerçek yarışın önüne geçmiş oldu ve hem takımlar hem pilotlar bu işten cidden çok sıkıldıklarını açık açık belirtir olmuşlardı.

Yeni alınan kararlarla gün sonlarında herkesin otur taktik yapması gerekmeyecek. Artık rallilerden önceki shakedown etabı, bir tür sıralama turu olacak ve en hızlıdan en yavaşa doğru ekipler, ilk gün için start pozisyonlarını belirleme hakkına sahip olacaklar. Daha sonraki günlerde de, önceki günün sıralaması tersten start alacak. Yani shakedown hariç, bundan önceki kurallara geri dönüş oldu. Peki insan sorar, madem bu kurallar bu kadar iyiydi, niye zamanında değiştirildi? Cevap şu; hızlı araç zaten en iyi yol pozisyonunu seçerse rallinin sonucu zaten ilk günden belli olur. Şimdilik takımlar değişen kurallardan çok memnun, herkesin illallah ettiği taktikler gidecek. Yine de görelim bakalım, bir dahaki sezon takımlar, bundan bir kaç sene önce ağladıkları gibi zevksiz rallilerden isyan edecekler mi?

26 Mayıs 2010

2012 Amerika GP'si ve Texas

Bernie, akıllı adam. Trendlerin kokusunu erkenden almak ve cesurca onları izlemek, çoğu insanda bulunmayacak bir özellik ve sürdürülebilir başarı için elzemdir. Para neredeyse, Bernie F1'i oraya götürüyor. Amerika, aslında keşfedilmiş bir kıta. Yani yeni pistlerin papatya gibi açıldığı bir Orta Doğu veya Uzak Doğu değil. Aynı zamanda, yarışan takımlarının çoğunun da en büyük pazarı. O yüzden Indianapolis'ten sonra F1'in oralardan uzun süre ayrı kalması düşünülemezdi. Ama Austin, Texas?

Hemen burada, başlamadan önce okunması gereken, konumuzla %100 alakalı bir yazıyı hatırlatmakta fayda var: Geçmiş Zaman Amerikan Pistleri. Boşuna yazmadık o kadar yazıyı...

Bir süredir Bernie ve sirkinin ABD'ye döneceği zaten konuşuluyordu. Hatta Bernie'nin kendisi, birden fazla kere, New York silüetli bir GP istediğini açık açık söylemişti. Yani bu, ya New York'un hemen dışında ya da New Jersey'de bir pist anlamına geliyordu; ki bu çok zor bir iş. Ancak Watkins Glen'e geri dönülebilirdi ama hiç bir zaman bu fikir, ciddileşmedi maalesef. Geçen hafta da NY'a 2 saat uzaklıktaki Catskill Dağlarının eteklerinde bir pist, kendisini bu role bürümek için elinden geleni yapmıştı. Ama bir anda torbadan Austin çıktı, hem de resmi olarak.

Peki Texas sınırları içinde yapılan son GP olan Phoenix'in, lokal devekuşu yarışları daha çok ilgi çektiği için iptal edildiği bir yerde ne kadar başarılı olabilir F1? Hele de NASCAR gibi oynu tek yönlü oynayan (sol-sol-sol...) insanların ülkesinde! Bunu zaman gösterecek. Ama yarışı düzenleyecek olan Full Throttle Ltd (isminde meymenet yok), işi ciddiye alıyor gibi. Sonuçta ilk defa ABD'de, sırf Formula 1 için bir pist inşaa edilecek. Ayrıca şimdiden Austin'in, Texas'ın geri kalanından ayrıldığı ve aslında salak bir yer olmadığını iddia edenler çıktı. Dediğim gibi zaman gösterecek bunları. Hatta yarışın gerçekten yapılıp yapılmayacağını da zaman gösterecek...

Peki bu durumda takvim ne olacak? Uzun zamandır yazmak istediğim bir konuydu, şimdi tam da zamanı aslında. Yukarıda da yazdığım gibi, Bernie'nin yarışları hangi ülkeye götüreceğini bazı kriterler belirliyor. Bunların neredeyse hepsinin arkasında da para var aslında. Amerika, çok büyük harcama potansiyeli olan ama hiç bir zaman tam olarak F1'e yönelmemiş bir pazar. Bir yandan takvime girecek Hindistan var. Artık onların da kendi takımları ve pilotları var. Ayrıca milyar ile ifade edilen nüfusu ile, ciddi bir gelir kaynağı olabilir F1 için. Bernie de tabi ki bu fırsatı kaçırmıyor. Bir yandan Rusya'nın ciddi baskısı var bir yarış kapabilmek için. Vitaly Petrov, Renault ile sözleşme imzaladığı an demişti "umarım bu Rusya GP'si için ilk adım olur" diye.

Bunun dışında bir Roma GP'si dedikodusu uzun zamandır almış başını gidiyor. Yapılması çok zor ama Valencia bile bir sokak yarışı aldıysa Roma niye almasın? Tabi bu Italya'da iki yarış anlamına gelir, F1'in Ingiltere lobisi de buna pek sıcak bakmaz. Belki Valencia takvimden çıkartılıp Avrupa GP'si adı altında Roma'da yarış yapılabilir, ki en mantıklı seçenek bu gibi duruyor.

Orta Doğu, Bahreyn-Abu Dhabi ikilisinin yanına bir yarış daha koymak isteyebilir ama Bahreyn bile bu kadar sıkıcıyken bu planın bir süre daha rafta kalacağını tahmin ediyorum. Aynı zamanda Doğu Asya da Çin-Japonya-Malezya-Singapur-Kore ile başlı başına bir seri çıkartacak neredeyse. Bunlara eklenebilecek bir ülke göremiyorum yakın gelecekte.

Peki bu kadar yeni pist ve pist adaylarından bahsettik ama halihazırdaki takvimin doluluğundan dert yanıldığını düşünürsek, bir çok yarışın da aynı şekilde takvimden çıkması lazım. Bahreyn ciddi bir aday bu konuda, Valencia da. Iki yarış da sıkıcı geçmeye aday. Bahreyn'i, elindeki para potansiyeli de kurtarmayacak gibi. Ayrıca bu iki pist de F1 fanları tarafından hiç sevilmiyor. Bir de gönül, Macaristan GP'sinin, arkasına bakmaksızın takvimden gitmesini istiyor ama bu yağcılıkla o biraz zor maalesef.

Bir de Türkiye GP'si var. Üzülerek söylüyorum ki, bizim yarış, feda edilecekler listesinin en tepelerinde dolaşıyor. Çünkü ciddi bir potansiyeli yok, eskisi gibi turistler akın etmiyor, yarışlar çok heyecanlı geçmiyor, seyirci ilgisi yok denecek kadar az (bu sene değişecek diye umuyoruz) ve kimse ciddi bir çözüm üretmiyor. Bernie de bunların hepsinin farkında. Evet, 8. virajımız gerçekten şahane. Ama bir viraj için mi pist tutulacak? Pilotlar seviyor diye Bernie, bizi her sene takvime dahil etmeyecek tabi ki. Nasıl Spa'yı bile bir kalemde siliveriyorsa, Türkiye'yi de siler ve 2 saniye sonra hatırlamaz.

Yani Amerika GP'si haberleri, aslında alttan alta bizi çok ilgilendiriyor. Ülkemden F1'in gitmesini istemiyorum ama onu burada tutmak için çok fazla çaba sarfetmemiz gerekiyor. Başarabileceğimiz konusunda da karamsarım kusura bakmayın.

Not: Bu post, 100. post olarak blogun tarihine geçiyor. Gelen, okuyan, fikrini beyan eden, takip eden, yarışmaya katılan herkese çok teşekkürler.
Related Posts with Thumbnails