Portekiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Portekiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2011

Kazaların Rallisi: Portekiz

Dünya Ralli Şampiyonası, bu haftasonu Beşiktaşlı'ların memleketi Portekiz'de. Takvimin üçüncü ayağına girerken Isveç ve Meksika'ya kısaca bir göz atalım, sonra haftasonu hakkında konuşalım.

Yeni WRC araçlarının ilk rallisi de olan Isveç'te galibiyeti, geçen sene olduğu gibi yine Hirvonen aldı. Ikinci Mads Ostberg, üçüncü de Jari Matti Latvala oldu ve podyumu Ford kapadı. Peki bunun anlamı ne? Hirvonen, geçen sene de Isveç'i kazanmış ama sezonun geri kalanında hiç bir varlık gösterememişti, o yüzden onun hakkında iddialı açıklamalar yapmak için erken. Ford'un, özellikle kar rallilerinde Citroen'e karşı hep avantajı vardı, bunu yeni Fiesta ile DS3'e karşı devam ettirdiklerini gördük. Ama bence altı çizilmesi gereken en önemli nokta, yeni nesil S2000 tarzı WRC'lerle genç pilotların, deneyimli ve şampiyon pilotlarla daha rahat aşık attığını gördük. Mads Ostberg, ralliyi uzun süre önde götürdü ve Hirvonen'in sadece 6.5 saniye arkasında ikinci oldu. Şansa, bir iki etaptaki başarıyla veya öndekilerin kazasıyla gelmemiş bir başarı bu.

Aynısını Meksika'da da gördük. Meksika'nın önemi, yeni araçların ilk toprak rallisi olmalarıydı. Akla kara daha rahat seçilecekti. Nitekim Citroen, bu sefer bir adım öne çıktı, Loeb, Ogier ve Solberg ile rallinin ilk iki gününde bütün etapları kazandı. Solberg her ne kadar sorunlar ve cezalarla Ford pilotlarının gerisinde kalsa da Ogier ile Loeb, rahat bir duble yapmak üzereyken Fransızlar'dan genç olanı kaza yapınca Loeb, podyumda Ford'lar tarafından sarıldı. Hirvonen 2., Latvala 3. olurken Mads Ostberg 5. olarak yine önemli bir başarıya imza atıyordu. Ama Isveç'te Ostberg'in yaptığını bu sefer Rus Novikov yapmak üzereydi. Öndeki gruptan uzun süre kopmayan ve Latvala ile dördüncülük için çekişen Novikov, ikinci gün motorunun hararet yapması üzerine yarıştan çekilmek durumunda kaldı. Ama M-Sport'un iki genci, Ostberg ve Novikov, bu sene sürpriz gençleri yukarıda görmeye alışmamız gerektiği mesajını verdi.


Ve Portekiz... Latvala'nın spektaküler kazaları ile hatırladığımız ralli, daha başlamadan ilk kurbanını Ralli Tanrılarına hediye etti bile. Ken Block, recce'de yaptığı kaza ile hem yürekleri hoplattı hem de WRC'lerin ne kadar sağlam olduğunu hepimize (kendileri başta olmak üzere) hatırlattı. Amerikalı, aracındaki hasarlardan dolayı ralliye başlayamıyor bile. Iki tarafı ağaçlı dar yolların rallisi Portekiz, bakalım bu sefer nasıl rekabetlere ev sahipliği yapacak! Bu haftasonu Formula 1'de sezon açılışının dışında Portekiz'den de haberler geçeceğiz.

Not: Niye bilmiyorum resim koyamadım, ama neyse ki video var.

30 Mayıs 2010

Sonunda Ogier!!

Türkiye GP'si telaşında WRC Portekiz Rallisi'ni de atlamayalım. Yeni Zelanda'dan sonra tekrar Avrupa'ya dönen WRC'de, sonunda Ogier, kariyerinin ilk galibiyetini almayı başardı.

Bir şekilde Yeni Zelanda'nın finişi ile Portekiz Rallisi'ni birleştirmek lazım belki de. Türkiye Rallisi'nde de çok iyi giden ama yaptığı bir tek ufak hata ile galibiyeti kaçıran Ogier, bir sonraki yarış Yeni Zelanda'da da son 3 virajda spin atıp galibiyeti 2 saniye ile Latvala'ya kaptırmıştı. Portekiz'de ise aynı hatalardan yapmadı ve arkasından full atak gelen Loeb'e karşı kariyerinin ilk galibiyetini aldı. Gerçekten onun adına çok mutluyum, bir süredir hakkediyordu bunu.

Yeni Zelanda'nın diğer kahramanı Latvala ise, bütün şansını orada bırakmışa benziyor. Portekiz Rallisi'nin ikinci gününde hızlı bir spin ile başlayan kaos, ters bir şekilde ağaca çarpmasıyla bitti ve SupeRally kuralları ile bile geri dönemedi yarışa (videosu burada). Böylece Ford, zaten yavaş olduğu Portekiz'den sadece Hirvonen ile puan alabildi. Bu arada Latvala'nın Portekiz 2009'da da 20 takla atıp aracını parçaladığını hatırlatalım. Gerçekten uğursuz geliyor burası genç Fin'e.

Ogier'in galibiyeti, aslında Citroen tour-de-force'unun ilk adımı. Ilk 4 sırayı kapan Citroen şöyle sıralandılar: Ogier-Loeb-Sordo-Solberg. Yani, neredeyse diyelim en azından. Çünkü kendi takımı ile harikalar yaratmaya devam eden sempatik Solberg, Algarve Stadı'ndaki son özel seyirci etabında yandaki bariyerlerle haşır neşir olarak 4.lüğü son anda Hirvonen'e kaptırmış oldu.

Yine de bu son dakika hediyesi Portekiz'i hatırlanacak bir haftasonuna çevirmeye yetmedi Ford takımı adına. Latvala'nın yaptıklarına değindik. Eminim Malcolm Wilson, onunla güzel bir konuşma yapacaktır. Hirvonen de hiç bir zaman ciddi bir tehdit oluşturamadı Citroen'lere karşı ve hayal kırıklığı yaratmaya devam etti. Şu an Ford kampında "bu sene de gitti" konuşmaları açık açık yapılıyordur heralde. Belki de gerçekten bir dahaki senenin S2000 kurallarına konsantre olmaları, orta vadede onları Citroen'e daha yaklaştırabilir.

Haftaiçi Citroen'den, 2011'de 3 araçla yarışmak için izin isteyecekleri haberleri geldi. Loeb ve Sordo'nun yanına, bu seneki mükemmel performansı ile Ogier'i eklemek istiyorlardı. Sordo'nun yükselmeyen performansı ve Ogier'in artık yarış galibiyeti alacak kıvama gelmesiyle Loeb-Ogier ikilemesi, Citroen fabrika takımı için daha mantıklı görünüyor. Hatta eğer Raikkonen Formula 1'e dönerse, Sordo ve Solberg kurgulu bir Citroen Junior takımı, yine gayet güzel işler yapabilir. Yine de Sordo'nun hala şansı var. Genelde asfalt rallilerinde çok iyi giden Sordo, burada takıma ciddi katkı yaparsa, toprak zeminde yapamadıklarını bir nebze unutturabilir. Ama eğer asfaltta da işler yolunda gitmezse...

Pilotlar klasmanında Loeb'ün arkasına, iki Ford pilotunu birden geçen Ogier yerleşti. Portekiz'e klasmanda ikinci sırada başlayan Latvala ise, Hirvonen'in de gerisine düştü. Bundan sonra WRC'deki sorular "Ogier'in bu formu nereye kadar devam edecek", "Ogier, Sordo'nun yerine geçer mi" ve "Nolacak bu Ford'un hali" olur. 6 haftalık aradan sonra Bulgaristan Rallisi ile devam edecek WRC'den şimdilik bu kadar.
Related Posts with Thumbnails